TEVBE VE İSTİĞFAR
..        
Tevbe, günahlardan dönüp Allah'a yönelmektir; istiğfar ise, günahın çirkinliğini fark edip Allah'tan bağışlanmayı dilemektir. Diğer bir ifade ile, tevbe kalben pişmanlık duymak, istiğfar da, dille Allah'tan bağışlanmayı istemektir. Her iki terim dilimizde “Tevbe istiğfar etmek” şeklinde kullanılır. Yani işlediğimiz günahlardan dolayı hem pişmanlık duyarız, hem de Allah'tan affedilmeyi ve bağışlanmayı dileriz.
Kur'ân-ı Kerimin 60 âyetinde tevbeye, 40 âyetinde de istiğfara teşvik edilir. Bu âyetlerden birkaçının meâli şöyledir:
“Rabbinizden af dileyin, sonra da günahlarınızdan vazgeçmiş olarak Ona dönün. Muhakkak ki, Rabbim çok merhamet edicidir ve kullarını çok sever.”(Hud suresi,90)
“Allah katında kabul olan tevbe, o kimsenin tevbesidir ki, onlar cahillik edip kötülük işlerler de çok geçmeden pişman olup tevbe ederler. İşte onların tevbesini Allah kabul eder. Allah her şeyi hakkıyla bilir ve her işini hikmetle yapar.”(Nisa suresi,17)
“Onlar çirkin bir günah işledikleri veya herhangi bir günaha girerek kendilerine zulmettikleri zaman Allah'ı hatırlarlar ve günahlarının bağışlanması için Ona niyazda bulunurlar, Günahları ise, Allah'tan başka affedecek kim vardır? Ve onlar işledikleri günahta bile bile ısrar etmezler.”(Al-i İmran suresi,135)
Zaten Allah'ın bir ismi Tevvâb, bir ismi de Ğafûr'dur. Yani hem tevbeyi kabul eder, hem de günahları bağışlar:
“O Allah ki, kullarının tevbesini kabul eder, günahlarını affeder ve onların işlediklerini bilir.”(Şura suresi,25)
İstiğfar, Peygamberimizin (a.s.m.) en çok yaptığı bir dua şeklidir. Bir hadiste “Ben muhakkak ki, günde yetmiş defadan fazla Allah'a istiğfar eder, bağışlanmamı diler, günahlarıma tevbe ederim” buyurmuştur.(Buhari,daavat:3). Bizlerin de devamlı şekilde tevbe ve istiğfarda bulunmamız için teşvik etmiştir. “Bütün insanlar günah işlerler, fakat günah işleyenlerin en hayırlısı tevbe edenlerdir” (Tirmizi,kıyame:49) buyurmuşlardır.
İstiğfar, işlenen günahı siler süpürür. “İstiğfar eden kimse günde yetmiş defa günahını tekrar etse, yine günah işlemede ısrar etmiş olmaz”(Ebu Davut,vitir,26) hadisi, istiğfara ne kadar yapışmamızı göstermesi bakımından dikkat çekicidir.
Peygamber Efendimiz nasıl istiğfar edeceğimizi de bize öğretmektedir. Bunlardan ikisi şöyledir:
Seyyidü'l-istiğfar (En büyük istiğfar duası)
Şeddad bin Evs'in rivayetine göre Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“İstiğfarın başı kulun şöyle demesidir:
“Allâhümme ente Rabbî lâ ilâhe illâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve va'dike mesteta'tü eûzübike min şerri mâ sana'tü ebûü bike bini'metike aleyye ve ebûü bizenbî fağfirlî feinnehû lâyağirü'z-zünûbe illâ ente.”
(Allah'ım! Rabbim Sensin. Senden başka ilâh yoktur. Beni Sen yarattın, ben Senin kulunum. Gücümün yettiği kadar Senin ahdin ve vaadin üzereyim. Yaptığım şeylerin kötülüğünden Sana sığınıyorum. Üzerimde olan nimetini ve günahlarımı Sana itiraf ediyorum. Beni bağışla. Çünkü Senden başka kimse günahları bağışlayamaz.)
“Kim bu istiğfarı ihlâsla gündüzleyin söylerse, o gün akşama kadar ölürse Cennetlik olur. Kim de aynı şekilde akşamleyin söylerse, sabaha kadar ölürse o kimse Cennet ehlinden olur.”(el-Ezkar,s.359)
Günahları silen istiğfar
İbni Mes'ud'un rivayetine göre Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Kim şu istiğfarı okursa cihaddan kaçmış olsa bile günahları bağışlanır:
“Estağfirüllâhellezî lâ ilâhe illâ hû. el-Hayye'l-Kayyûme ve etûbü ileyh.”
(Öyle bir Allah'tan bağışlanmamı dilerim ki, Ondan başka ilâh yoktur, o Hayydir ve Kayyumdur. Ona tevbe ederim.)(el-Ezkâr, s. 361.)

Bu Yazı 4436 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar