TÜRK MATBAACILIĞININ GELİŞİMİ VE İBRAHİM MÜTEFERRİKA
..        
Yakın zamana kadar tarihte matbaayı ilk kullanan milletin Çinliler olduğu yönünde yaygın bir kanaat vardı.

Halbuki son yapılan bilimsel araştırmalarda ve bu araştırmalar neticesinde elde edilen bulgularda matbaayı Çinlilerin keşfetmedikleri, bunu Uygur Türklerinden alarak geliştirdikleri ortaya konmuştur.
İngiliz bilgini Carter'de dünyada varolan en eski matbaa harflerinin Uygur dilinde olduğunu savunmuştur. Bu harfler sert, dayanıklı ağaçtan yapılmış ve hareket ederek basım yapan harfler olduğunu belirtmiştir.

Türkiye Bilimsel Araştırma Kurumu TUBİTAK'ın aylık olarak yayınladığı bilim ve teknik dergisinin ağustos 1993 tarihli 309 sayısında Türklerin M.S. 8.yy matbaayı bildikleri ve baskı tekniğini kullandıklarını şöyle bildirmektedir. “basım işinin bulunması Çinliler ve Türklere aittir. Berlin Brandenbug Bilimleri Akademisi'nce yapılan araştırmalarda, Doğu Türkistan'ın tufan yöresinde yapılan kazılar ve elde edilen ipuçları basım işinin Türkiye'de sanıldığı gibi ilk defa Gütenberg tarafından bulunmadığına, buna karşılık M.S.8.yüzyılda Türkistan'da Türkler tarafından bulunduğunu ortaya çıkarıyor” ibaresi yer almaktadır.
Türklerin islamiyeti kabul ettikleri tarihte göz önünde bulundurulursa, İslam öncesi ve İslam sonrasında hiçbir şekilde ne teknoloji ne de matbaacılığa karşı çıkmadıkları ortaya çıkmıştır. İslamiyet'e ilim, fen ve ahlaki yönden saldıramayan bazı dar kafalı insanların kasıtlı olarak “İslam'ın yeniliğe, gelişmeye engel olduğu iddia ederek matbaanın ülkemize gelmesine dinimizin engel olduğu söylemleri” düzmeceden başka bir şey değildir.

Matbaanın Osmanlıya geç gelmesinin bir kısım sebep ve gerekçeleri vardır. Yalnız şunu hemen belirtmekte yarar vardır Osmanlılarda ilk kurulan matbaa İbrahim Müteferrika'nın kurmuş olduğu matbaa değildir. Azınlıklardan Yahudiler 1495'te Selanik'te, 1505 ve daha sonraki tarihlerde İstanbul da bir çok matbaa kurmuşlardır. 16.yüzyılda Musevilerle birlikte Rum, Ermeni, Momen gibi azınlıkların matbaaları vardı. bunlara en küçük müdahale dahi yapılmamıştır.

Matbaacılığın 15. yüzyıl ortalarında Avrupa'da yayılmasına rağmen, Osmanlılarda 1727'ye kadar gelmemesinin en önemli sebebi, gerek İstanbul da ve gerekse taşrada hattatlıkla geçinenlerin çok büyük bir sayıya ulaşmasından kaynaklanmaktadır. Yani önemli sebeplerden biri ekonomiktir. Osmanlı askeri kuruluşunu Avrupa'da tanıtan Kont Marsigli, kendisinin İstanbul'da bulunduğu zaman bu şehirde 90 bin hattat olduğunu söylemektedir. Yani 90 bin ailenin el yazması ile geçinmesi söz konusudur. Padişahlar bu kadar insanın işsiz kalmasının doğuracağı sosyal ve ekonomik krizleri düşündükleri için izin vermemişlerdir. Yukarıda belirtilen ekonomik nedenlerden ayrı olarak aşağıda belirtilen iki endişede Türk matbaacılığının gecikmesinde bir ölçüde rol sahibi olduğu ortaya çıkmıştır.

1-Dini kitapların baskı sırasında gerekli saygıyı görmemesi endişesi,
2-Yazma kitapların sanat değeri ve estetik güzelliği yanında basılı eserlerin, rağbet görememesi endişesi.
Nitekim, Osmanlıda matbaanın İbrahim Müteferrika tarafından kurulmasına izin verilirken dini eser basmama şartı konulmuştur. Bunun yanında daha ucuz ve hatasız olmasına rağmen basılmış eserler yerine pahalı yazma nüshalar tercih edilmiştir.

İbrahim Müteferrika :
Renkli bir kişiliğe sahip olan İbrahim Müteferrika'yı Cevdet Paşa onu Hazer Fen (Bin Türlü Sanat ve Bilgiye Sahip) bir kimse olarak tanımlamaktadır. Matematik, Coğrafya, Astronomi, Harp ve Askerlik, Diplomasi, Matbaacılık, Yayıncılık, Hakkaklık, Tercüme, Tarih Dilbilim ve Sosyal Bilimler ilgi alanına girin dallardan bazılarıdır.

Mehmet Sait Efendi ile beraber İstanbul'da ilk Türk Matbaasını kurarak ilim hayatımıza önemli katkılar sağlayan Müteferrika, 1674 yılında Macaristan'ın Klolvor kentinde doğmuştur. Bir Macar ailesinin oğlu olan Müteferrika, iyi bir eğitim gördükten sonra rahip olmak üzere prosten kilisesinde eğitim görmekte iken, 1692 yılında Türk Akıncıları ile birlikte İstanbul'a gelmiştir. İyi bir ilahiyat tahsili görmüş olması İslam Dinini kolayca tanımasına ve kabul etmesine yardım etmiştir.

Ömrü boyunca Osmanlı Devletine sadakatle bağlı kalmış ve bu devleti Müslümanların o devirdeki en önde gelen temsilcisi olarak kabul etmiş, yükselmesi ve düşmanlarına üstün gelmesi için gayret göstermiştir. 1745 yılında vefat eden Müteferrika'nın kurmuş olduğu matbaada 17 eser ve birçok harita basılmıştır.

Bu Yazı 8190 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar