TÜRK İŞLEME SANATLARINDA TAŞ İŞÇİLİĞİ
..        
İnsanoğlunun hayatında önemli bir yer tutan taş,dünyanın oluşumundan beri çeşitli şekillerde bize hizmet etmiştir.İlk akla gelen ifade olarak sağlamlığıyla öne çıkan taş, teknolojinin gelişmesi ile , eskisi kadar değilse bile yine de hayatımızda ,özellikle inşaat alanında önemini korumaktadır.
Geçmişte ecdadımız , yapıları ,yolları taş ile inşa ederken ,onu sevimli ve sıcak bir şekilde kullanmaya gayret etmiş ve diğer süsleme sanatlarımızda olduğu gibi taşı da oya gibi işleyerek kullanmıştır. Bu şekilde ortaya apayrı bir süsleme dalı çıkmıştır.
Türk süsleme san'atına taşın girmesi Türklerin Anadolu’ya gelişi ile başlar. Orta Asya’da yapı elemanı olarak kullandıkları kerpiç , tuğla ve moloz gibi malzemelerden taşa geçişleri, Anadolu’daki önceki uygarlıkların da kalıntılarının tesiri ve taşın burada bol ve sağlam bir yapı malzemesi olarak bulunması ile artık vazgeçilmez bir inşaat tekniği başlamıştır.
Türk san'atkârları, inşaat elemanı olarak kullandıkları taşı süslerken, Orta Asya’daki diğer san'at dallarında kullandıkları
süsleme motiflerini, taşta da kullanmaya gayret etmişler ,bunu Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde daha da geliştirmişlerdir.
Anadolu’daki taş süslemelerinde, kuzey ve kuzey doğuda Kafkas ve Azeri etkisi, güney ve güney doğuda, Suriye’nin Eyyubi ve Zengi eserleri etkisi az da olsa görülür.
San'atımızda çok önemli bir dönem olan 14. yüzyıldan sonra taş süslemeciliğimiz artık kendine has bir tavır kazanmıştır diyebiliriz.
Selçukluların Anadolu’da başlattıkları inşaat faaliyetlerinin taş süslemesine yansımasında ilk göze çarpan eserler olarak dini ve sivil yapıların portallerini , camilerin minare,minber ve mihraplarını,kemerleri,eyvanları,tonoz ve sütun başlıklarını söyleyebiliriz.
Portaller taş işçiliğinin en güzel sunulduğu muhteşem yapılardır. Mimari eserlerin adeta vitrini olarak niteleyebileceğimiz portallerde, niş dediğimiz girinti,genellikle önce sivri bir kemerle sonra da dikdörtgen bordürlü bir çerçeve ile kuşatılmıştır.
Niş içindeki kapı üzeri daha yumuşak,yayvan bir kemerle çevrilidir.Ön cephe olarak sütunceler, küçük nişler ve kabara tarzı rozetlerle , her bir yer oya gibi, dantel gibi işlenmiş olarak ve çoğu zaman da bu güzellik tamamlayıcısı olur.Pek çok portalde yazılar da adeta kâğıt üzerine yazılmışcasına muntazam ve estetik olarak şeritler halinde uygulanmıştır.
Sivas Gök Medrese,Çifte Minareli Medrese ,Konya İnce Minareli Medrese, Sırçalı Mederese, Karatay Medresesi, Amasya Bimarhanesi, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifa portallerini ilk aklımıza gelenler olarak sayabiliriz.
Cami içi olması ve Yüce Allah’ın huzurunda bulunma hissi ile mimarimizde mihraplar önemli bir yer tutar. Caminin adeta iç vitrinleri olarak yapılan taş mihraplar da, portal görünümünde olup aynı ince işçilik onlarda da vardır. Mihraplar da kenar bordürleri köşelikler ve alınlıklar, yerine göre yazılarla süslenmişlerdir. Divriği Ulu Cami, Aksaray Ulu Camii, Kayseri Huand Hatun Camii mihraplarını bunlara örnek verebiliriz.
Türk Taş süslemeciliğinde bitkisel ve geometrik motiflerin yanı sıra hayvansal motiflere de rastlanır.
Bu tarz daha ziyade figürlü kabartma tarzıdır. Bir çeşit heykel sanatı olarak nitelenebilir. On beşinci yüzyıldan sonra bu tarz kullanılmamıştır. Örnek olarak Selçuklu Devletinin sembolü Çift başlı kartalı gösterebiliriz.
Taşı, işlenmesi açısından kabartma, şebeke ve kakma olarak üç gurupta toplayabiliriz.Şebekeler daha ziyade korkuluklarda kullanılmış ağ şeklinde geometrik desenlerdir.İznik Yeşil Camide belirgin şebekeleri görebiliriz. Kabartma motiflerde daha ziyade çiçek, rumi ve münhani adı verilen süslemeler kullanılmış olup,güzel örnekleri Bursa Yeşil Camide karşımıza çıkar. Kakmalarda ise farklı renkli taşlar kullanılmıştır. Edirne Üç Şerefeli Camiyi buna misal gösterebiliriz. Burada renkli taşlarla kakmalar yapılmıştır.
Taşın müstakil kullanımının yanı sıra, bir çeşit pişmiş toprak olan tuğla ile de,daha çok pencere alınlıklarında ve kapılarda, tuğlalarla süslenmiş olarak gayet dekoratif bir şekil aldığını görüyoruz.
Türk san'atında ve süslemeciliğinde taş, oldukça mühim bir yer işgal eder. Bin yıllık köklü bir medeniyetin ürünleri olan ve halen incelik ve ustalığına hayran olunan bu san'atımızı anlatmak ve örnek vermenin ,böyle kısa bir yazıyla mümkün olamayacağı aşikârdır. Burada çok özet bir malumat verilmeye çalışılmıştır. Yine taş işçiliği ve süslemesinde başlı başına bir konu olan ,mezar taşları vardır ki ,gerek Selçuklu ve gerekse Osmanlı san'atında apayrı konudur.Bir başka yazıda da, mezar taşlarını işlemek üzere….
http://turkishceramic.sitemynet.com

Bu Yazı 5321 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar