Takıntılar
..        

Takıntılar (saplantı, obsesyon) insanın aklına istemeden, elinde olmadan gelen rahatsız edici düşüncelerdir. Bu düşünceler geldiği zaman kişide büyük bir sıkıntı oluşur ve kişi bu sıkıntıları ortadan kaldırmak için bazı uygunsuz, kendini yapmaktan alıkoyamadığı ve saçma bulduğu yineleyici hareketler yapmaya başlar Bu hareketlere de zorlantı (kompülsiyon) adı verilir.
Bu düşünceler ve eylemlerin zamanla şiddeti artabilir ve kişinin günlük hayatının büyük bir kısmını işgal etmeye başlar. Sonuçta kişinin işlevselliği önemli ölçüde etkilenir ve bu durum tedavisi şart olan bir hastalık haline gelir. Kişinin iç görüsü yoktur. Obsesyonlar, hanımlarda temizlik, ev işi, çocukların bakımı, çocukların eğitimi ile ilgili olabilir. İş adamlarında iş hayatı ile ilgili takıntılar gelişebilir. Öğrencilerde okul hayatı ile ilgili olabilir.

Takıntı Çeşitleri

En sık görülen takıntı bulaşma obsesyonudur. Kişide eline olmadan kirlenme ile ve hastalık bulaşması ile ilgili bir tehdit algısı oluşur. Yani kişi kendisinin toplumun diğer bireylerinden daha çok mikrop, pislik ve kirle karşılaşma tehlikesinde olduğuna inanmaya başlar. Bu düşüncenin etkisiyle de gereksiz tedbirler alır. Örneğin evine misafir gelecek bir kişi sanki müfettiş geliyor gibi büyük bir hazırlık yapar. Misafir gittikten sonra ayakkabılar bile çamaşır makinesine gider.
Bazı kişiler var ki, elinden gelse koltuğu bile çamaşır makinesine atacak. Böyle kişiler sürekli temizlik konusunu düşünürler. Selpakla kapılara dokunmalar, tuvaletten sonra uzun uzun ritüeller şeklinde el yıkamalar, "elime bir şey sıçradı" diye tekrar tekrar yıkamalar yapılır. Bu kişilerde kirlilik duygusunu algılayan bölgeler bozulmuştur.
Takıntılar sağlık konusunda kaygı ile de ilgili olabilir. Mesela karnı ağrısa, “barsak kanseri oldum” diye düşünür. Kişi bu yüzden tetkikler yaptırır. Bir sonuç çıkmadığı halde elinde olmadan hasta olduğu düşüncesini zihninden atamaz.
Kişide sürekli bir şeyleri yapıp yapmadığı ile ilgili kuşkular gelişebilir. Örneğin; Acaba ocağı kapattım mı? kapıyı kilitledim mi?, ışığı söndürdüm mü?...
Otomobil plakalarını ve evlerin numaralarını okuma, apartmanların kaç kat olduğunu sayma gibi sayma obsesyonları vardır. Kişi mesela yatağa yatar. Tavandaki köşeleri saymaktan uykuya geçemez. Simetrik veya eksiksiz olma saplantıları da sık görülen saplantı çeşitlerindendir. Rahatsız edici, tekrarlayan dinsel içerikli düşünceler şeklinde takıntıları olabilir.

Hangi Yaşlarda Görülür?
Toplum içinde saplantı hastalığı yüz kişiden iki veya üçünde görülebilir. Başlangıç yaşı ortalama 20 yaş civarındadır. Birinci derece akrabası hasta olanlarda görülme riski daha fazla bulunmuştur.
Kişinin Ailesi Nasıl Etkilenir?

Genellikle takıntısı olan kişilerin çocukları hep renksizdir, soluktur. Dışarı çıkmazlar, oraya buraya dokunmazlar. Mutfağa annenin dışında kimse adım atamaz. Buzdolabına dokunulduğu zaman buzdolabının silinmesi gerekir. Kapıcı ekmek getirdiği zaman ekmek silinir, yıkanır. Eve eş geldiği zaman eşine çöp kutusunun yakınından geçip geçmediği sorulur. Kişiler devamlı her şeyi kontrol etme ihtiyacı duyar. Çocuklar da "aman annemiz sinirlenmesin, üzülmesin" diye kendileri- ni aşırı baskılarlar. Hiç bir şeye dokunmazlar. Ufak kirlenme ile saatlerce banyoda kalabileceklerini düşündükleri için bütün kontrol annelerine geçer.
Tedavisi nasıldır?

Kişiye bu tür düşünceler geldiğinde ve bir müddet devam ettiğinde otomatizm kazanır. Artık kişi sürekli düşünce üretir. Kişi düşünce ürettiği zaman düşünceleri manipüle edip, bu gibi düşünceleri düzeltme, yerine doğru düşünceler koyma ile ilgili teknikler vardır. Bunlar öğretilir. Düşüncelerin önem ve önceliği değişmiş olur. Bu noktaya gelmiş kişilerin 2'li,3'lü protokol tedavileri vardır.
Klasik tedavi yaklaşımlarında ilaç verilir. Bu kişinin beyninde bu konuda sorumlu alanlar, kişiliğinden bağımsız olarak yanlış düşünce üretir. Aşırı çalışır ve beynin ürettiği Serotonin maddesini hemen tüketir. Bu kişilerde o bölgelerde Serotonin 'in geri alımını önleyici ilaçlar ile Serotonin kaybı önlenir.
Bazen ilaç tedavisi yeterli gelmeyebilir. İlaca alternatif biyolojik tedaviler vardır. Mesela elektroşok tedavisi bir metodudur. Elektroşok tedavisinde elektrik bütün beyine verilir. Manyetik uyarım tedavisinde de uyarı beyinde seçilmiş bölgeye verilir. O bölgenin oksijenlenmesi, kanlan- ması arttırılır. Bu yöntem, o kişinin beyninin o bölgesini kimyasal ilaç kullanmadan bir şekilde düzeltilmiş olur ya da ilaca tamamlayıcı olur.

Böyle Bir Ortamda Büyüyen Çocuklarda da İleride Takıntı Görülebilir mi?

Anne eğer sevgi veren bir anne ise bir taraftan da takıntılar ile savaşıyor ise çocuklar anneye hem sevgi hem de öfke hissederler. Ve anneyi model alırlar. Çocuklarda böyle bir durumun gelişmesi yüksek bir ihtimaldir. Ama anne sevgi vermeyen bir anne ise, bu obsesyonlar ile birlikte çocuklarda tam zıttı ortaya çıkar. Çocuklar dağınık ve pis olurlar. Çocukların odasına girilemez."Fil yavrusunu kaybetse bulamaz" denir ya, öyle odalar olur çocuklarda. Titiz annelerin bazı çocuklarında böyle olur. Bunun sebebi de annenin çocuğa kışkırtıcı davranması. Annenin obsesyonları sunuş tarzı da önemli.


Bu Yazı 2416 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar