Tebliğ mi Propaganda mı? / Mehmet Ali Bulut
05.11.2015        

Tebliğ mi, Propaganda mı?

 

 

Mehmet Ali BULUT

 

 

Muhabbet siyasetin işi değil. Siyasetin işi ve amacı iktidardır, hırstır, elde etmektir. Bunlar da kavga ve düşmanlığın kuzenleridirler. O yüzden de din ile bugünkü siyasetin bağdaşması asla mümkün değildir.” …

“Çünkü siyasetin amacı iktidardır, dinin amacı ise Allah’ın rızasını kazanmaktır. Amaca varmak için siyasetin kullandığı vasıta propaganda ve reklamdır, dinin kullandığı vasıta tebliğdir. Propaganda bir av sanatıdır; yalan ve tuzak onun doğal hizmetçileridir. Tebliğ, birine hakkı bildirmek ve kişiyi vicdanına uygun hareket etmeye sevk etmektir. Propagandanın tabiatı,  ne olursa olsun sonuç almaktır. Tebliğin tabiatı, aktarmak ve akla kapı açmaktır. Din, akla kapı açar ama ihtiyarı elden almaz. Oysa propaganda insanı sersemleştirir ve istemediği bir şeyi ona istetir. Reklâm da öyle. Bu ikisi yani reklam ve propaganda İslâm’ın hizmetine (!) sokulduğundan bu yana İslâm’ın başı dertten kurtulmuyor.

Bakın bir propagandacının, propagandasını yaptığı şeye inanması gerekmez. Çünkü o bir sanattır. Mesela bir Amerikalı propaganda uzmanı Türkiye’ye gelip herhangi bir partiye hizmet edebilir. O partinin fikrinin güzelliğine inansın veya inanmasın mesleğinin esaslarını kullanarak, bir sonuç alır. Ve başarılı bir adam olur. Sonuç alamazsa başarısızlıkla itham edilir.

Ama bir tebliğci için durum farklı. Tebliğci önce kendisi yaşar, nefsine tatbik eder ve sonra der ki ; ‘Bakın bu iş böyle böyledir. Ben yaşıyorum ve şu, şu yararlarını görüyorum. Sizin ihtiyacınız varsa siz de alın…’ Karşıdaki bunu kabul de red de etse, sonuç değişmez. Tebliğ eden vazifesini yapmış olur. Sonuç almak gibi bir zorunluluğu yoktur. Bir insan, ‘Namaz kıl, sana araba alacağım’ diyorsa ve o insan da namaz kılıyorsa, bu münafıklıktır. Kişi namaz kılacaksa bunu Allah için yapar ve ona namaz kıl diyene pratik bir faydası da olmaz. Bizim İslâm’ı iktidar yapma gibi bir vazifemiz yok. Onu hayatımıza hâkim kılmakla mükellefiz. Söz gelişi bir devlet kâfir de olsa Müslüman’ın dinini yaşamasına karışmıyorsa bugünün ortamında ona karşı mücadele etmek ahmaklık olur.

(Kaynak: Mehmet Ali Bulut, Fardipli Sinha, Hayat Yayınları, İstanbul, 2013, Sayfa: 143- 144)


Bu Yazı 953 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar