Tefekkür Yolunda Bir Ömür: Nurettin Topçu
30.07.2015        

TEFEKKÜR YOLUNDA BİR ÖMÜR: NURETTİN TOPÇU

Mehmet Pektaş

 

 

 

Hayatı:

Cumhuriyet sonrası tefekkür dünyasının temel taşlarından olan Nurettin Topçu, aslen Erzurumludur. 7 Kasım 1909’da İstanbul’da dünyaya gelir. Babası Topçuzâde Ahmet Efendi, Erzurum’da tahıl ticaretiyle uğraşırken, Erzurum-İstanbul arasında canlı hayvan ticaretine başlar. Zamanla işlerini genişleterek Tahtakale’de bir han (Erzurum Hanı) satın alır ve ailesiyle birlikte Süleymaniye, Deveoğlu Yokuşu, Hatap Kapı Sokağı’nda ahşap bir binaya yerleşir. Ahmet Efendi İstanbul’a yerleştikten sonra birinci hanımı vefat eder. Bu hanımından olma iki oğlu Balkan harbinde şehit düşer. Bunun üzerine Ahmet Efendi, Eğinli Kasap Hasan Ağa’nın kızı Fatma Hanım ile evlenir ve bu evlilikten Hayrettin ve Nurettin dünyaya gelir.

I. Dünya Şavaşı’nın patlak vermesiyle Ahmet Efendi’nin işleri bozulur ve iflas eder. Aile, Çemberlitaş’ta mütevazı bir eve yerleşir, Ahmet Efendi burada kasaplık yapmaya başlar. Nurettin Topçu altı yaşına geldiğinde Bezmialem Valide Sultan Sıbyan Mektebi’ne başlar. Ardından Büyük Reşit Paşa Numune Mektebi’ni bitirir. (1922). Topçu bu yıllarda, Türkçe ve imla hocası Nafiz Bey’in etkisiyle Mehmet Akif’e ilgi duymaya başlarken, Şerafettin Yaltkaya’nın tesiriyle de namaza başlar.

Çocukluk arkadaşı Sırrı Tüzeer, Topçu’nun okul yıllarını şöyle anlatır: “Nurettin edeb timsaliydi. O zamanlar başımda kalpakla dolaştığım için herkes bana “acem” dediği halde o bir defa olsun demedi. Halbuki ben ona “kasab-hisab-kitab” derdim. Kasab, babası celeb olduğu içindi. Hisab da hesabı kuvvetliydi, kitab ise elinden kitab düşmezdi. Biz mektebin bahçesinde oyun oynardık, o hiç oynamazdı. Hep birincilikle geçerdi.”

Nurettin Topçu, Büyük Reşit Paşa Numune Mektebi’nden sonra Vefa İdadisi’ni birincilikle bitirir. Bu okulun 1. sınıfında babasını kaybeder. Lise tahsilini İstanbul Erkek Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1928 yılında devlet bursuyla Fransa’ya gider. Orada kendisinden önce Paris’e giden Remzi Oğuz Arık, Ali Fuat Başgil, Cevdet Perin ve Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu gibi isimlerle tanışır.

Fransa, Türkiye’deki liselerin denkliğini kabul etmediğinden, Topçu Fransa’daki eğitimine, Bordeaux Lisesi’nde psikoloji okuyarak başlar. Burada hareket felsefesinin kurucusu Maurice Blondel (1861-1944) ile tanışır. Yine bu okulda bulunduğu sıralarda Sosyoloji Cemiyetine (L’association La sociologie) üye olur ve derneğin yayın organında ilk yazıları yayınlanır. İki sene sonra Strasbourg’a giden Topçu burada üniversite tahsiline başlar. Topçu’nun Fransa’da aldığı sertifikalar ve bu sertifikaları bitiriş tarihi şöyledir: Ruhiyat ve Bediiyat (Haziran 1930), Umûmî Felsefe ve Mantık (İkinci Teşrin 1932), Muasır Sanat Tarihi (İkinci Teşrin 1932), İçtimaiyat ve Ahlak (Haziran 1933), İlk Zaman Sanat ve Arkeolojisi (İkinci Teşrin 1933).

Topçu, hafta sonları Samet Ağaoğlu, Ömer Lütfi Barkan, Besim Darkot gibi zatların da bulunduğu toplantılara katılır. Bu arada tasavvuf tarihçisi Louis Massignon (1883-1962) ile tanışır. Adıvar’dan sonra Massignon’a Türkçe derslerini Topçu verir.

Strasbourg’ta tamamladığı “Confirmisme et Révolte” isimli tezini 1934’te Sorbonn Üniversitesi’nde savunarak bu üniversitede doktora yapan ilk Türk unvanını alır. (2 Temmuz 1934) 1934’te Paris’te yayınlanan bu çalışma, 1990’da tıpkıbasım olarak Kültür Bakanlığı tarafından Türkiye’de yayınlanır. 1995’te ise İsyan Ahlakı adıyla Türkçe basılır.

Topçu Fransa’da altı yıl süren eğitimini tamamladıktan sonra 1934’te Türkiye’ye döner ve Galatasaray Lisesi’nde felsefe öğretmenliğine başlar. Bu arada 2 yıl sürecek ilk ve tek evliliğini son Osmanlı Mebusun Meclisi’nde ve 1. mecliste mebusluk yapan Hüseyin Avni Ulaş’ın kızı Fethiye hanımla yapar. Hüseyin Avni Ulaş, Topçu’nun düşünce dünyasında da etkisi olan isimlerdendir.

Topçu, düğün günü İzmir Atatürk Lisesi’ne tayin edildiğini öğrenir. Bu tayinin sebebi, lise müdürü Behçet Bey’in, o sene haziran imtihanında geçmesini istediği altı öğrencinin ismini Topçu’ya vermesidir. Müdür, Topçu’dan “Eğer bunlar çalışkan talebelerse elbette geçerler” cevabını alır. Yapılan sınavda bazı öğrenciler kalınca tayin gerçekleşir.

Topçu, İzmir’de bulunduğu yıllarda ismiyle ve düşünceleriyle özdeşleşen, Türk tefekkür hayatının kilometre taşlarından birisi olan Hareket dergisini çıkarmaya başlar. İlk sayısı şubat 1939’da çıkan dergi, 1966’ya kadar fasılalarla, 1966’dan 1975’e kadar düzenli olarak 36 yıl boyunca yayınlanır. Dergi, Topçu’nun ölümünden sonra talebeleri tarafından bir süre daha devam ettirilir, 1982 yılına kadar toplam 187 sayı yayınlanır. Tek parti döneminde yayın hayatına başlayan dergi, dönemin ilk muhalif sesidir. Geniş kitleleri etkileme ve peşinden sürükleme gayesi taşımadan, saf ve gösterişsiz fikrin ifadesidir.

Hareket felsefesinin yörüngesinde yayın yapan dergi, bir okul vazifesi görür. Dergide Mehmet Kaplan, Cahit Okurer, Oktay Aslanapa, Ali Fuad Başgil, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Ali Nihat Tarlan, Ezel Erverdi, Mükremin Halil Yinanç, Hilmi Ziya Ülken, Cemil Meriç, Selçuk Eraydın, İsmail Kara, Süleyman Uludağ, Zeynep Kerman gibi pek çok önemli ismin imzası vardır.

Topçu, Hareket mecmuasının 4. sayısında yayınlanan Çalgıcılar isimli yazısında iktidarı eleştirdiği gerekçesiyle hedef haline gelir ve hakkında soruşturma açılır. Bu soruşturmaya okul müdürünün 1938-1939 yılı raporuna yazdığı "Hemen başka bir yere nakli zaruridir" ifadeleri de eklenince İstanbul Vefa Lisesi felsefe öğretmenliğine atanır. Bu okulda 4 yıl çalışan Topçu,  Denizli İsmet İnönü Lisesi’ne tayin edilir. (20 Eylül 1943). Bu yıllarda Topçu’nun kafası karışıktır ve manevi anlamda bir arayış içerisindedir.

İçinde bulunduğu ruh halini çocukluk arkadaşı Sırrı Tüzeer’e anlatır. Sırrı Bey, Topçu’yu Nakşî şeyhi Zeyrek Çivicizâde Camii İmamı Abdülaziz Bekkine Efendi ile tanıştırır. Abdülaziz Bekkine Efendi’ye intisap eden Topçu, şeyhini şöyle anlatır: “Hocam, beni şüphe çukurundan alıp, iman irtifalarına çıkardı. Geceleri saat bire, ikiye kadar oturur, uykusu gelen, meselesi olmayan veya problemi halledilenler gittikten sonra saatlerce sohbet ederdik. Ben hep sorardım, O hep cevap verirdi. Şüphelerimi dağıtır, istifhamlarımı çözer, sıkıntılarımı giderirdi. Şu kadar senelik tahsil, bu kadar senelik okuma ve araştırmalarımda, felsefede, ilimde, Avrupa’da bulamadığımı O'nda buldum. Bu sohbetlerimiz sonunda kafamda hiçbir istifham kalmayınca izin alır kalkardım. Tam ayakkabımın birini giyip ikinciye sıra gelince kafama yeni bir soru takılırdı. Geri dönsem rahatsız ederim diye düşünürdüm; kalsam o sual kafamdan çıkıncaya kadar bana rahat vermez ve kolay kolay da çıkmazdı. Hocam, şeyhim, mürşidim bu hâlimi bilirdi. Beni tebessümle karsılar, bin kere de dönüp gelsem, sanki yeni oturmuşuz gibi sohbete devam eder ve şüphelerimi yine dağıtır, suallerimi yine cevaplandırır ve beni sükûnete kavuştururdu.”

Denizli’de bulunduğu yıllarda Said Nursî ile tanışma imkânı bulur. Onun bazı mahkemelerini takip eder. Topçu, Said Nursî ile ilgili şunları söyler: "1944'de İstanbul'dan Denizli'ye (Muallim olarak) tayin edildim. İmtihan ayı olan haziranda Denizli'ye gittim, şehir oteline indim. Halen Ödemiş’te savcı olan Müslihuddin Sönmez ve ablası Seher Sönmez vasıtasıyla Bediüzzaman Said-i Nursi'yi tanıdım. Otelin üst katında kalıyordu. Bütün şehirde onun ismi dolaşıyor, herkes ondan bahsediyordu. O günlerde Denizli'de devam eden mahkemesi neticelenmiş ve beraat etmişti. Beraattan sonra şehir otelinin üst katında bir odaya yerleşmiş orada kalıyordu. Sıkı bir kontrol altındaydı. Yanına gidip gelen ziyaretçiler de aynı şekilde takip ediliyor ve tespit ediliyordu. Ziyaretçiler yanında çok az kalabiliyor, hemen çıkıyorlardı. Aksam yemeklerinde herkes çekilip gidiyor, otelde kimse kalmıyordu. Hatta kâtibi de yemeğe çıkıyordu. Ben de o sıralarda yanına çıkıyordum. Yarım saat kadar kalıp, ziyaret edip görüşüyordum. Din, iman, ahlâk, gençlik ve cemiyet meseleleriyle alâkalı konuşuyorduk.”

Nurettin Topçu, 4 Ekim 1944’te lise tahsilini yaptığı İstanbul Erkek Lisesi’ne tayin olur. Vefa ve Haydarpaşa liselerinde kısa süreli görevleri dışında 1974’te emekli oluncaya kadar 18 yıl burada çalışır. Fransız filozofu Bergson (1859-1940) üzerine hazırladığı Sezgiliğin Değerleri isimli teziyle doçent olsa da İstanbul Üniversitesi’ne kabul edilmez. Yalnız bir süre Hilmi Ziya Ülken’in eylemsiz doçentliğini yapar. Daha sonra Atatürk Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi’nde çalışması için yapılan teklifleri de kendisi kabul etmez.

Fikrî ve siyasî faaliyetlerini Türk Kültür Ocağı ve Türk Milliyetçiler Cemiyeti, Milliyetçiler Derneği ve Türkiye Milliyetçiler Derneği’nde sürdüren Topçu, Mili Türk Talebe Birliği, Aydınlar Ocağı ve Türkiye Milli Kültür Vakfı’nın bazı faaliyetlerine katılıp seminer ve konferanslar verir.

Topçu, hayatı boyunca siyasete mesafeli dursa da 27 Mayıs darbesinden sonra Adalet Partisi'nin kuruluş çalışmaları içerisinde yer alır. 1961 seçimlerinde Konya'dan adaylığını koyar ama seçilemez. Seçilemediğine üzülmesi gerekirken sevinir.

Orhan Okay’ın ifadesiyle, Nurettin Topçu, “bütün hayatı boyunca öğretmen olmanın zevkini hiçbir şeyle değiştirmemişti.” Mektup ve kartvizitlerin başlıklarına sadece “felsefe muallimi” yazması onun öğretmenliğe verdiği değeri gösterir. Ölüm döşeğinde şöyle der: “Kırk sene öğretmenlik yaptım, mabede nasıl girdimse sınıfa da öyle girdim.”

İstanbul Erkek Lisesi öğretmeniyken İmam-Hatip Okulu’nda fazladan derslere girer ve bu dersler için ücret almaz. Maaş memuru hazırladığı bordroları Topçu’ya imzalattıramayınca durumu okul müdürü Mahir İz’e bildirir. Mahir İz, hocayı çağırıp niçin bordroları imzalamadığını sorar. Topçu, “Burası din mektebi, ben buraya ibadet için geliyorum, ibadetten para alınır mı?” cevabını verir. Mahir İz: “Ne yapıyorsun Nurettin Bey, sen devletten zengin misin? İhtiyacın yoksa sen alma, okulda bu kadar fakir talebe var. Sen bordroyu imzala, ben o parayı alır, fakir çocuklara dağıtırım” der. Topçu: “Ben o imzayı attıktan sonra parayı kabul etmiş olurum. O zaman almışım veya dağıtmışım fark etmez.” diye karşılık verir, “Din görevi hasbî olmalıdır. Buradan yetişenler din adamı olacaklar. Ben hasbî olmalıyım ki, onlar da hasbî olsunlar.” der.

Emekli olduktan sonra arkadaşı İsmail Dayı’ya “Beni Bursa’da bir küçük camide imam yapmazlar mı?” diye sorduğu da nakledilir. Emekli olduktan sonra 1975 nisanında hastalanan Nurettin Topçu’nun hastalığına bir türlü teşhis konulamaz. Kaldırıldığı Cerrahpasa Hastanesi’nde sancıları artınca ameliyata alınır. Pankreas kanseri olduğu anlaşılır. 10 Temmuz1975’gecesi, Haseki Hastanesi’nde vefat eder. Ertesi gün Fatih Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Topkapı Kozlu Kabristanı’nda toprağa verilir.

 

Eserleri:

Nurettin Topçu, Hareket dergisi dışında Komünizme Karşı Mücadele, Düşünen Adam, Türk Yurdu, Şule, Bizim Türkiye, Büyük Doğu, Sebîlürreşâd gibi dergilerde ve Akşam, Yeni İstanbul, Yeni İstiklâl, Son Havadis, Hürsöz (Erzurum) gibi gazetelerde pek çok yazı yazmıştır. İsmail Kara ve Ezel Erverdi’nin gayretleri ile Nurettin Topçu’nun külliyatı Dergâh Yayınları tarafından yeniden neşredilir. Kara ve Erverdi, kitapların yeniden neşri sürecinde bir takım tasarruflarda bulunurlar. Topçu’nun herhangi bir kitaba girmemiş yazıları, konu ile alakalı mevcut kitaplara alınır. Hiçbir kitaba dâhil edilmeyenler ayrıca kitaplaştırılır. Bazı kitaplar birleştirilerek tek kitap olarak yayınlanır. Nurettin Topçu’nun kitapları ve ilk baskı tarihleri şöyledir:

1-Conformisme et Révolte-Esquisse d’une Psychologie de la Croyance (Nurettin Ahmed adıyla, Paris’te 1934’te yayınlanan kitabın tıpkıbasımı Kültür Bakanlığı tarafından 1990’da yapılır.)

2-Sosyoloji; Toplumbilim (1948)

3-Psikoloji: Ruhbilim (1949)

4-İnkılap-İrtica (1951, bu broşür Devlet ve Demokrasi kitabının 1998’de Dergâh Yayınları tarafından yapılan 2. baskısı içerisinde yer almıştır.)

5-Çanakkale (1952, bu broşür Büyük Fetih kitabının 1998’de Dergâh Yayınları tarafından yapılan 3. baskısı içerisinde yer almıştır.

6-Din ile Kinin Mücadelesi (1952, Devlet ve Demokrasi kitabının 1998’de Dergâh Yayınları tarafından yapılan 2. baskısı içerisinde yer almıştır.)

7-Felsefe (1952)

8-Son Hadiseler ve Biz (1953)

9-Mantık (1952)

10-Garbın İlim Zihniyeti ve Ahlâk Görüşü (1955,  bu broşür, daha sonra ilk baskısı 1970’de yapılan Kültür ve Medeniyet kitabı içerisinde yer almıştır.)

11-Mehmet Akif (1873-1936)-20. Ölüm Yıldönümünü (Ali Nihat Tarlan’la birlikte), Nurettin Topçu’ya ait olan kısım 1970’de basılacak olan Mehmet Akif kitabının ilk halini teşkil etmiştir.

12-Şehit (1959, bu broşür daha sonra Yarınki Türkiye kitabına girmiştir.)

13-Taşralı (hikâyeler) (1959)

14-Türkiye’nin Maarif Davası (1960)

15-Komünizm Karşısında Yeni Nizam (1960, bu eser daha sonra 2. baskısı 1970’te yapılan Ahlâk Nizamı’na dahil edilir.)

16-Ahlâk Nizamı (1961)

17-Yarınki Türkiye (1961)

18-Büyük Fetih (1962)

19-Var Olmak (1965)

20-Varoluş Felsefesi-Egzistansiyalizm (P. Foulquie’den derleyen: Nurettin Topçu, 1967) Bu kitapçık daha sonra “Hareket Felsefesi” makalesiyle birlikte Varoluş Felsefesi-Hareket Felsefesi adıyla yayınlanmıştır.

21-Bergson (1968)

22-İradenin Davası (1968)

23-İslam ve İnsan (1969, ilaveli 3. baskı olarak Mevlâna ve Tasavvuf’la birlikte Dergâh Yayınları tarafından 1998’de yayınlanmıştır.)

24-Devlet ve Demokrasi (ilaveli 2. baskı olarak Dergâh Yayınları tarafından 1998’de yayınlanmıştır.)

25-Kültür ve Medeniyet (1970)

26-Mehmet Akif (1970)

27-Mevlana ve Tasavvuf (ilaveli 2. baskı olarak İslâm ve İnsan’la birlikte, Dergâh Yayınları tarafından 1998’de yayınlanmıştır.)

28-Ahlâk, Orta 3, Emin Işık’la beraber (1975)

29-Ahlâk, Lise 1-2 (1976) (Daha sonra iki kitap bir arada Dergâh Yayınları tarafından 2005’te yayınlanmıştır.)

30-Milliyetçiliğin Esasları (1978)

31-Din Psikolojisi Bahisleri (1995, Haz. A. Vahit İmamoğlu, İslâm mecmuasında yayınlanan din psikolojisiyle ilgili makalelerin toplu neşri. Bu makaleler Dergâh Yayınları neşrinde İslâm ve İnsan-Mevlâna ve Tasavvuf kitabına ek olarak alınmıştır.)

32-İsyan Ahlakı (1995, Nurettin Topçu’nun doktora tezi, Conformisme et Révolte’un tercümesi)

33-Varoluş Felsefesi-Hareket Felsefesi (1999)

34-Reha (roman) (1999)

35-Millet Mistikleri (2001)

36-Amerikan Mektupları-Düşünen Adam Aramızda  (2004)

 

KAYNAKLAR:

Abdulkadir Badıllı, Hece Dergisi Nurettin Topçu Özel Sayısı, S. 109, Ankara 2006, s. 446-447.

Ali Birinci, “Hareket Mecmuası” Nurettin Topçu, Ed. İsmail Kara,T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 2009, s. 106-115.

Ali Gül, Nurettin Topçu’da Anadoluculuk Düşüncesi, Gazi Üni. SBE, basılmamış yüksek lisans tezi, dan. Doç. Dr. Fazlı Arabacı, Ankara 2006.

Ayhan Yücel, “Hocam Nurettin Topçu”, Nurettin Topçu’ya Armağan, Dergâh Yay. İstanbul 1992, s.157-159.

Ercüment Konukman “Nurettin Topçu Hocamızın Ardından”, Nurettin Topçu’ya Armağan, Dergâh Yay. İstanbul 1992, s.162-167.

Ezel Erverdi, “Bir İzin Peşinde” Nurettin Topçu, Ed. İsmail Kara,T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 2009, s. 62-89.

Fadime Şık, Bir Filozofun Edebî Kimliği “Nurettin Topçu”, Atatürk Üni. SBE, basılmamış yüksek lisans tezi, dan. Doç. Dr. Erdoğan Erbay, Erzurum 2008.

Fırat Mollaer, “Nurettin Topçu İçin Entelektüel Biyografi Denemesi” Nurettin Topçu, Ed. İsmail Kara,T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 2009, s. 22-61.

İsmail Dayı, “Birkaç Damla Hatıra”, Nurettin Topçu’ya Armağan, Dergâh Yay. İstanbul 1992, s.186-187.

İsmail Kara, “Nurettin Topçu’nun Hayatı”, Nurettin Topçu, Ed. İsmail Kara,T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 2009, 12-21.

…................, “Nurettin Topçu’nun Bibliyoğrafyası” Nurettin Topçu, Ed. İsmail Kara,T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 2009, s. 124-167.

…................, “Topçu, Nurettin” TDV İslam Ansiklopedisi, C. 41, İstanbul 2012, 248-253.

Mehmet Sırrı Tüzeer, “Nurettin Topçu”, Nurettin Topçu’ya Armağan, Dergâh Yay. İstanbul 1992, s.177-182.

Muhittin Bilge, “Nurettin Topçu’nun Kültür ve Medeniyet Anlayışı, Hece Dergisi Nurettin Topçu Özel Sayısı, S. 109, Ankara 2006.

Necmettin Tozlu, “Nurettin Topçu’nun Fikir Dünyamızdaki Yeri”, Hece Dergisi Nurettin Topçu Özel Sayısı, S. 109, Ankara 2006, s. 53-59.

Orhan Okay, “Bir İdealistin Ölümü”, Nurettin Topçu’ya Armağan, Dergâh Yay. İstanbul 1992, s. 147-151.

Tuncer Erginertan, “Çağdaş Bir Mistiğin Hayatına Dair Bazı Notlar” Nurettin Topçu, Ed. İsmail Kara,T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 2009, s. 90-105.

Yusuf Turan Günaydın, “Bağlanma, Abdülaziz Bekine ve Nurettin Topçu İlişkisi”, Hece Dergisi Nurettin Topçu Özel Sayısı, S. 109, Ankara 2006, s. 92-97.


Bu Yazı 2594 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar