Kapak
Tefekkür İhtiyacımız
09.06.2016        

TEFEKKÜR  İHTİYACIMIZ

Abdullah GÜLCEMAL   

 

Düşüncesizler aah…Düşüncesizler!..

Derunumda derttir, düşüncesizler!..

Düşersem elimden düşüncem tutar

Hâliniz ne olur düşünce sizler?.

Elhamdülillahirabbilâlemin.

Alemlerin Rabbi olan Allah (c.c.) yarattıkları varlıklar içerisinde “İNSAN”a; ayrı bir değer vermekte; insanı mahlûkatın en şereflisi ve en güzel şekilde yarattığını bildirmektedir.

İnsana vermiş olduğu bu değerden dolayı da, insanın kendi değerini kaybetmemesi, yaratılış gayesini unutmaması, Allah (c.c.)’tan başkasına kul olmaması için, kılavuz olarak Peygamberler, hayat nizamı olarak mukaddes kitaplar göndermiştir.

       Rabbimizin gönderdiği bütün Peygamberler ve o Peygamberlerin getirmiş olduğu kitaplar; insanı hep iyiye, güzele,doğruya, tefekküre, Hakk’a ve hakikate dâvet etmiştir.

       Bu dâvete icabet edenler, varlık gâyesini idrak etmiş, imtihan sırrını anlamış, tefekkür ettikce yoldaki işaretlerin manâsını kavramış ve arkalarında takip edilecek izler bırakarak, menzile doğru hayırlı yolculuklarına devam etmişlerdir!..

Dâvete icâbet etmeyenler ve tefekkürden mahrum olanlar ise; şeytanın ve nefsin çağrılarına kulak vererek, karanlık çıkmaz sokaklarda yollarını şaşırmış, nice tuzaklara düşerek insani değerlerini kaybetmiş, behîmi arzu ve isteklerinin zebunu olarak hüsrana uğrayanlardan olmuşlardır.

Allah (c.c.) insanı ne kadar da düşünmeye dâvet ediyor hâlbu ki..

* “Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, akıllı kimseler için âyetler vardır. Onlar ayakta iken, otururken ve yan gelip yatarken hep Allah’ı anarlar; göklerin ve yaratılışını düşünürler. “Rabbımız! Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen münezzehsin, bizi ateşin azabından koru” derler. (Âl-i İmran:190)

* “İnsan önceden hiçbir şey değilken, kendisini yarattığımızı düşünmez mi?. (Meryem:67)

*Yeri düzenleyen, orada dağlar, nehirler var eden, her türlü üründen çift çift yetiştiren, gündüzü geceyle bürüyen de O’dur. Doğrusu bunlarda düşünen kimseler için ibretler vardır. (Ra’d: 3)

*Allah, göklerde olanları, yerde olanları, hepsini sizin buyruğunuz altına vermiştir. Doğrusu bunlarda, düşünenler için dersler vardır. ( Câsiye: 13)

*Eğer biz Kur’an’ı bir dağa indirmiş olsaydık, sen, Allah korkusuyla parça parça olduğunu görürdün. Bu misâlleri, insanlar düşünsünler diye veriyoruz. (Haşr: 21)

Bütün âlemlerin Rabbi olan Allah (c.c.) insanı tefekküre, düşünmeye dâvet ederken ne muhteşem  dersler, nice ibret dolu misaller veriyor. Fakat insan yine de düşünmüyor!..

Şüphesiz insanlar içinde en akıllı olanlar ve en çok tefekkür edenler Peygamberlerdir.. Sonra onların tebliğ ettiği hakikatlere iman edip, imanının gereğini yerine getirme gayretiyle gücü, aklı ve imkânları nispetinde bir ömür sabırla fikir çilesi çeken gariplerdir.

İnsanlığın düşünce dünyasında, zirveye tefekkür bayrağını diken sayısız mütefekkirler olmuş… Hayatın ilmî, içtimai, dîni, fenni, sanat, edebiyat,kültür kısaca her alanında bütün insanlığa fayda sağlayan eserler bırakmış nice âbide şahsiyetler, üzerinden yıllar asırlar geçmiş olsa da, bu güne kadar olduğu gibi, bundan sonra da hayırla, minnetle, rahmetle anılmaya ve böylece yaşamaya devam edecekler; tefekkürün, inancın, vicdanın, terakkinin, hak ve hakikatin karşısında putlarının gölgesine sığınan, kulakları sağır, gözleri kör, idrâk yolları tıkalı  düşünce düşmanı zalimler ise, ya lânetle anılacak, ya da unutulup gideceklerdir!..

Şüphesiz en güzel söz Allah’ın ve O’nun Rasûlü’nün sözüdür. Daha sonra ibret dolu, hikmet dolu en güzel sözleri ise, tefekkürü derecesinde kıymet ifade eden kâmil insanlardan dinliyoruz..

İlim şehrinin kapısı Hz. Ali diyor ki:

İlimsiz yapılan ibadette, anlayış vermeyen ilimde, tefekküre götürmeyen Kur’an okumada hayır yoktur. Düşünmeden susmak hatâ, ibret almadan bakmak da gaflettir.

Irkına, inancına, kimliğine bakmadan, usanmadan ve bıkmadan insanı ısrarla “ümit dergâhı”na çağıran Hz. Mevlânâ diyor ki:

Eğer düşündüğün gül ise; sen bir gül bahçesisin.. Yok diken düşünüyorsan külhan kütüğüsün. Akıl, sonradan ah çekmek için değil; düşünüp tedbir almak içindir!. Hangi kimsede tefekkür varsa, o kimse için her şeyde ibret vardır.”

Haz merkezli oyalamalarla zihinleri kuşatılmış, sindirilmiş, kandırılmış, tarihinden,inancından, kültüründen koparılmış yeni neslin yeniden kitaplara çekilmesi gerektiğinin büyük önem taşıdığına işaret eden merhum Cemil Meriç:

“Yığın düşünmez, maruz kalır. Nezleye yakalanır gibi tutulur bir fikre. Ateşi yükselince aslanlaşır, nöbet geçince her mukaddesi unutuverir. Büyük bir milletin duyguları ölçülü, düzenli, devamlıdır.” derken,

Nurettin Topçu: “ İradesizliğimizden dolayı karar alamıyoruz, ancak alınan kararlara tabi oluyoruz.” demekte ve aslında bizi okumaya, incelemeye, tefekküre davet etmektedir.

Gerek bu topraklarda, gerekse inanç coğrafyamızda fikir ve mefkûreleriyle bizlere yol gösteren mütefekkirleri tanımak için onlara doğru giderken, birazda kendimizi götürürüz aslında…Onları tanıdıkça, onları anladıkça, birazda kendimizi anlamış, kendimize yaklaşmış oluruz.

Mütefekkir insanlar, gittikleri yere kendilerini  götüren; geldikleri yerden güzellikler getiren ve bu güzellikleri cömertçe paylaşan insanlardır. Zaman kavramı onlar için hayattır. Bulundukları mekana artı bir değer katar onlar. Sıradan insanların çizmiş olduğu sınırların içine sığmazlar. Zulmün, adaletsizliğin, yalanın, riyanın, kibrin, gururun hüküm sürdüğü yeryüzünde rahat olmazlar, olamazlar!. Gökyüzüne bakarak göçmen kuşlarının gurbet ellerde başlarına neler geleceğinin hüznünü yaşayan insanlar rahatsızlıklarıyla insanlıklarının idrakine varırlar!.

Mütefekkir insanlar; kısa bir süre misafir olduğumuz dünyada, insanın yerinin ve vazifelerinin neler olduğunu hatırlayan ve  hatırlamayan  insanlara da hatırlatmak için acılar içerisinde kıvranıp,mezardaki babasına ait iskeletin kan terlediğini idrak eden  çilekeş insanlardır!.

İnsanlık “TEFEKKÜR” semasında parlayan yıldızlara gözlerini kapamasa,böyle karanlıklarda kalmaz; dünya bir deliler tımarhanesi ve kasaplar mezbahanesine, denizler  mülteci mezarlığına dönmezdi!.

Şair ne kadar güzel ifade etmiş:

 “Tefekkürden nasib almazsa bir insan perîşandır

  Tükenmez yas taşır zîra geçen her ânı hicrandır”

                                                         (A.U. Kurucu)           

                                                                                                                                                                                                                                                

 


Bu Yazı 734 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar