Teknoloji, Bilinçli Kullanırsak Dostumuzdur
05.12.2013        

TEKNOLOJİ, BİLİNÇLİ KULLANIRSAK DOSTUMUZDUR

Ali Erkan KAVAKLI

 

 

 

Teknoloji, cep telefonu, televizyon ve internet sadece faydalı değildir.

Cep telefonları hayatımızı kolaylaştırıyor, istediğimiz kişiye çok kolay ulaşabiliyoruz.

Televizyonlar, haberleri kolayca bize ulaştırıyor. Güzel filmleri seyretmede imkân sunuyor.

İnternet ansiklopedilerin pabucunu dama attı. Bilgiye ulaşmak kolaylaştı. Araştırma yapma imkânımız arttı.

Öğrendiklerimizi başkalarıyla paylaşmak kolaylaştı. Facebook artık herkesin istediği bilgiyi herkesle paylaştığı platformlar.

Bilgi, haber, araştırma yoluyla aldığımız mesajlar, beyin gelişimini de artırıyor. Yeni teknoloji zekâyı geliştiriyor. Neticede beyin bilgiyle beslenir. Sürekli bilgi alan, mesaj alan, mesaj ileten aktif beyin nöronlar arası sinaptik bağlantılar örüyor; mevcut bağlantıları güçlendiriyor, zekâ artıyor.

Buna karşılık pasif ve dünyadan habersiz, iletişim kanalları kapalı beyinler gelişmiyor.

İletişim teknolojisi beyin gelişimini olumlu etkiliyor.

İletişim teknolojisini bilinçli kullanırsak çok faydalı.

Cep telefonuyla konuşur, televizyon seyreder, internette vakit geçirirken günlük ve çok önemli işlerimizi aksattığımız olmuyor mu?

Elbette oluyor.

Ders çalışmayı daha az zaman harcadığımız, hatta dersleri ihmal ettiğimiz de oluyor.

Bu sebeple hayatımızı programlamamız şart.

Derslerimize zaman ayırmalıyız. Program yapmalıyız ve ders çalışma saatinde cep telefonunu, bilgisayarı, televizyonu kapatmalıyız.

Sonra da günlük bir; en fazla bir buçuk saat teknoloji ile vakit geçirebiliriz.

Aksi takdirde teknolojinin cazibesine kapılır ve asıl işlerimizi aksatırız. Hayatı kolaylaştıran teknolojiden zarar görmememiz kaçınılmaz olur.

Teknoloji bir yandan hayatı kolaylaştırıyor; öte yandan hava, toprak ve su kirliliğine yol açıyor. Modern silahlar geleceğimizi tehdit ediyor.

Bilgisayar, internet ve teknoloji sadece faydalı değildir. Dikkatli, akıllı ve ahlaklı bir şekilde kullanılmazsa düşman haline geliyor.

Trafik kazalarında her gün yüzlerce insan ölüyor. Ulaşım teknolojisi, bir yandan hayatı kolaylaştırırken bir yandan can alıyor.

Televizyon iyi bir iletişim aracı fakat milyonlar karşısına oturuyor, eğlence programları ile zaman öldürüyor. Hâlbuki kendilerine ve dostlarına faydalı şeyler yapabilirler. Televizyon ve sosyal medya bilinçli kullanılmazsa insana zarar verir.

Uzun saatler televizyon, internet karşısında oturmak vücudumuzu hareketsizleştiriyor. Bel ve boyun ağrılarına sebep oluyor.

Bilinçsiz internet, tv, telefon kullanmanın zararlarını şöyle sıralayabiliriz:

  1. 1.       Önemli İşlerimizi Engelliyor, Geciktiriyor

İnsanların çoğu işlerinde önem sıralaması yapmaz. Akıllarına geleni yaparlar. Cep telefonu, televizyon, internet çekici aletlerdir. Bu çekiciliğe aldanan insan, işini bırakır, oralarda vakit geçirir.

Seydişehir’e konferans veriyordum. Bir öğrenci dikkat dağınıklığı yaşadığını söyledi ve derslere konsantre olamadığından yakındı.

-Saatlerce internette oyun oynuyor, televizyon seyrediyor, cep telefonuyla vakit geçiriyor musun?

-Evet.

-İletişim teknolojisini bilinçli kullan. İşlerin arasında önem sıralaması yap. Öğrenci için en önemli iş, dersleridir. Önce derslerini yap. Vakit kalırsa cep telefonu, internet ve televizyonu kullanabilirsin.  Bu aletlerin  başında bir saatten fazla zaman harcamamalısın. Yoksa dikkat dağınıklığından kurtulamazsın. Onlar dakikada sana 100 resim seyrettirir. Ders anlatırken bir öğretmen sana bu kadar resim gösteremez, dolayısıyla da o derste dikkat toplaman çok zor olur. Hele ders çalışmaya hiç oturamazsın çünkü teknolojik aletlere göre ders çalışmak çekici değil. Tamam mı koçum?

- İyi de internetten vazgeçemem.

- O zaman başarıyı unut.

Öğrenci şok oldu.

Salona döndüm, işlerimizi önemli- önemsiz diye sıralama önerimi tekrarladım. Önemli işlerden başlama prensibinin başarı getireceğini aksi hâlde ders ve işlerimizde başarısızlığa mahkûm olacağımızı söyledim. Öğrencilerin hepsi beni tasdik etti.

Cep telefonu, televizyon ve internet gibi araçları bilinçli kullanmak zorundayız.

2. İnternette Sosyo-kontrol Yok, Ahlâkı Bozuyor

İnsan sosyal bir varlıktır, toplum halinde yaşar.

Toplum hayatı, ahlâkî konsensüse (antlaşmalara)  dayanır. İnsanların canı, malı, namusu, kutsal değerleri saygı görmelidir.

İnternetin en büyük zaafı sosyo-kontrolden uzak olması, ahlâkî normlara uyulmamasıdır.

Bir yazar, e-mail adresine “arar mısın” isimli bir mail gelince şoke olduğunu söylüyor. Normal olarak bize ulaşamayan hayat kızları, internet vasıtasıyla çalışma odamıza giriyor, dikkatimizi başka yöne çeviriyor, zamanımızı çalıyor.

   Porno, pazarlaması yapan internet siteleri ahlâkı ve toplumsal konsensüsü tehdit ediyor.

İnternet kullananlar son derece dikkatli olmak zorunda.

3. Medya Zamanımızı Çalıyor

Dikkatli kullanılmazsa internet zaman hırsızlığı yapıyor. Bir sürü reklam, dikkatimizi çekecek bir çok yayın, ilan bizi asıl amacımızdan uzaklaştırıyor.

4. Kitaba Zaman Ayırmayı Önlüyor

Kitaba zaman ayırmamızı önlüyor. Hâlbuki kitap bilgi kaynağıdır. Medeniyetleri kitaplar kurar. Kitapsız dünya, karanlık bir dünyadır.

5. Dostlukları Öldürüyor

Chat programları zamanı yutuyor, sanal dostluklar ararken gerçek hayattaki dostlarımızı, arkadaşlarımızı, anne-baba ve kardeşlerimizi unutuyoruz. En azından onlara ayıracağımız zaman elimizden alınıyor.

6. Bağımlılık Yapıyor

İnternet, aşırı bir şekilde insanı kendisine bağlıyor. Tutkuya dönüşüyor. Bu durum bizi gerçek hayattaki işlerimizden alıkoyuyor.

  1. 2.       Sağlığa Zarar Veriyor

Elektronik cam karşısında fazla durmak, insan sağlığını da bozuyor. Gözler zarar görüyor. Vücut, kamburlaşıyor, boyunda kireçlenmelere yol açıyor.

Spora ayıracağımız zaman da ekran karşısında elimizden çıkıyor.

8. Bilinçsiz İnternet Kullanımı Yuva Yıkıyor, Şiddeti Körüklüyor

Çoğu insan internetin zararlı olabileceğini düşünmüyor.

a. Bilinçsiz kullanılan internet yuva yıkıyor. Bir yazar bir tıklamanın yuva yıktığını anlattı. Chat için siteye giren bir adam, bir kadınla tanışıyor, dostluk kuruyor ve sonra da eşinden boşanıyor.

b. Elazığ’da kahvede chat yapan bir genç, sohbet arkadaşı tarafından hakarete uğruyor. Derken iş ağız kavgasına dönüşüyor. Hızlarını alamıyorlar ve birbirleri ile randevulaşarak bıçakla kavga ediyorlar. Biri hastaneye, öteki hapishaneye gidiyor.

9. Siteler Sapıklar Tarafından Kullanılıyor

İstanbul Lisesi öğrencisi Ceylan, internet sitesinde Satanistlerle arkadaşlık kuruyor. Bir zaman dostça sohbetler ediyorlar. Sonra hayat ve ölüm üzerine olumsuz düşünceler öğreniyor. 14 yaşındaki Ceylan “kişilik bölünmesi”ne uğruyor. Onlara inanıyor.

Neticede hayatına kıymaya karar veriyor.

Babası Ali Oğuz, anne Feryal çaresizlik içinde çocuklarının chat konuşmalarını basına açıklıyor ve öteki çocukların zarar görmemesi için çaba harcıyor.

Ama iş işten geçiyor.

10. Beyin Yıkayıcı Reklam Yapıyor

Çoğu siteler ABD, Japonya, Almanya gibi gelişmiş ülkelerin elinde. Siteler onların reklâm yağmuruna uğruyor.

Ekonomik olarak gelişmiş ülkelerin ve onların üretim mallarının reklâmı yapılıyor. Bu da fakir ülkelerin zengin ülkelerden daha fazla mal almasına, onlara daha fazla hayranlık duymasına, daha fazla aşağılık kompleksine yol açıyor.

Siteler, gelişmiş ülkelerin reklâmını yapıyor.

İNTERNET CANAVARINA YENİLMEMELİ

Para iyi bir uşak, kötü bir efendidir.

Internet de dikkatli ve akıllıca kullanıldığı takdirde iyi bir hizmetçi, aksi halde kötü bir efendidir.

Amaç belirlemeli. Amacımız dışındaki sitelere girmemeliyiz.

Bilgiye ulaşmak ve haberleşmek için kullanmalıyız.

Bilgisayar ve internet sitelerindeki oyunlara çok fazla kapılmamalıyız.

Oyalanmamalı, zamanımızı çaldırmamalıyız.

Reklâm ve mesaj oltalarına takılmamalıyız.

İradeli, akıllı, bilinçli ve bilgili bir şekilde kullanmalıyız.

Kitaba ve dostlarımıza zaman ayırmaya dikkat etmeliyiz.

Belli bir program dâhilinde bilgisayar ve internet kullanmaya özen göstermeliyiz

Yoksa internet canavara dönüşür, zamanımızı yutar. Asıl hedefimizden bizi uzaklaştırır.

Bilinçli ve bilgece kullanabilirsek internet, cep telefonu ve televizyon bilgeliğimize katkıda bulunur, hayatımızı kolaylaştırır.

 


Bu Yazı 3346 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar