Teşehhüd ve Tahiyyatın Namazda Okunmasının Hikmeti
..        
Bedîüzzaman Hz.'leri Altıncı Şuada; Teşehhüdün mübarek kelimeleri mirac gecesinde Cenab-ı Hak ile Resulü nün bir mükâlemeleri (konuşmaları) ol- duğu halde namazda okunmasının hikmeti nedir? Sorusuna harikulâde bir izah getirir:
Her müminin namazı; onun bir nevi miracı hükmündedir ve o huzura layık olan kelimeler ise Hz. Muhammed Aleyhisselatu Vesselamın büyük mira- cında söylenen sözlerdir. Onları yani o sözleri zikretmekle, o kudsi sohbet hatır- lanmış olur. O hatırlamak ile o mübarek kelimelerin manaları genişler ve o kudsi ihatalı manalar tasavvur edilebilir ve o tassavur ile kıymeti ve nuru en güzel şekilde ortaya çıkar.
Mesela; Resul-i Ekrem Aleyhisse- latu Vesselam, o gecede (Miraç Gecesi) Cenab-ı Hakka karşı selam yerinde: “Ettahiyatu lillah demiş. Yani bütün hayat sahiplerinin hayatlarıyla yapmış oldukları tesbihatı ve onları yaratan rablerine takdim ettikleri fıtri hediyeler Ey Rabbim sana mahsustur. Ben dâhi bütün o tesbihatları, zikirleri, tasavvu- rumla ve imanımla sana takdim edi- yorum.”
Bilindiği gibi Cenab-ı Allah insanı yeryüzünde kendi namına tasarruf etme yetkisi vererek halife olarak en güzel surette yaratmış ve bütün varlıklara onu üstün kılmıştır. Kâinatta her şey Allah'ı tesbih etmektedir. Nitekim bir Ayet-i Kerimede ”Hiçbir şey yoktur ki Allah'ı tesbih etmesin.” buyrulmaktadır. Canlı-cansız bütün varlıklar kendi dilleriyle Allah'ı tesbih etmektedirler. İşte insan, bütün hayat sahiplerinin rakamlara sığışmayan tesbihlerini, hamd ve şükürlerini kendi duası içine alarak bir komutan gibi Cenab-ı Allah'a takdim eder. Yani namazdaki tahiyyatta kâinattaki bütün hayat sahipleri namına, onların bir nevi sözcüsü gibi tesbihlerini Cenab-ı Hakka sunmuş olur. Evet, göklerin, yerin ve dağların yüklenmek- ten çekindikleri Emaneti Kübra'yı (Büyük Emanet) insan yüklenmiştir. İnsan ne kadar büyük bir makam sahibi olduğunu bilebilirse Allah'ı sürekli anmaktan bir an bile geri kalmaz.
Evet, konumuza devamla; nasıl ki Resul-i Ekrem Aleyhisselatu Vesselam Ettahiyyatu kelimesiyle bütün hayat sahiplerinin kendilerine mahsus ibadet- lerini niyet edip Cenab-ı Hakka takdim ediyor.
Öyle de tahiyyatın hülasası olan El Mubareketu kelimesiyle de bütün berekete medar olan şeyleri, tebrik ve bârekallah dediren ve mübarek denilen hayat sahibi varlıkların özellikle tohum- ların, çekirdeklerin ve yumurtaların be- reketlerini ve ibadetlerini temsil ederek o geniş mana ile söylüyor.
Ve mübarekâtın hülasası olan Es salâvatu kelimesiyle de ruh sahibi varlıklarn kendilerine mahsus ibadet lerini tasavvur edip; Cenab-ı Hakkın dergahına o geniş manasıyla arz ediyor.
Ve Ettayyibatu kelimesiyle de ruh sahibi varlıkların en mükemmeli olan kâmil insanların ve insanın yakınında bulunan meleklerin, salâvatın hülasası olan Tayyibatu ile nurlu ve yüksek ibadetlerini Cenab-ı Hakka takdim eder.
Hz. Peygamber bu mübarek kelimelerle bütün varlıkların tesbih, zikir ve hamdlerini arz ve takdim ettikten sonra; o gecede Cenab-ı Hak resulüne hitaben Esselamu aleyke ya eyyuhennebiyyu diyerek gelecekte yüzmilyonlarca insanın her biri, her gün hiç olmazsa on defa Esselamu aleyke ya eyyuhennebiyyu demelerini emreder ve o ilahi selam , o kelimeye geniş bir nur ve yüksek bir mana verir.
Öyle de Resul-i Ekrem Aleyhis- selatu Vesselamın o selema karşılık Esselamu aleyne ve âle ibadillahis- salihin demesi, istikbalde muazzam ümmeti ve ümmetinin Salihleri, ilahi selamı temsil eden islamiyete mazhar olacaklarını ifade eder ve yine İslamiyet in mühim bir şiarı olan selamın mümin- ler arasında Esselamu aleyke ve aleykes selam şeklinde söylenmesini ifade eder.
Ve o sohbette bulunan Hz. Cebrail Aleyhisselam, Allah'ın emri ile Eşhedu enle ilehe illallah ve eşhedu enne muhammeden resulullah demesi, bütün ümmet kıyamete kadar böyle şehadet edeceğini ve böyle diyeceklerini müjdeli bir şekilde haber verir. Ve Cenab-ı Allah ile Resulü arasında geçen bu kudsi konuşmayı hatırlamak ile kelimelerin manaları parlar, genişler.
Beîüzzaman Hazretleri bu hakikat- in inkişafında kendisine yardım eden garip bir ruh halini anlatır:
Bir zaman karanlıklı bir gurbette, karanlık bir gecede, gaflêt içinde hâl-i hazırda olan bu koca kâinat hayalime câmid, ruhsuz boş müthiş bir cenaze göründü. Geçmiş zaman dahi bütün bütün ölü, boş, müthiş tahayyül edildi. O hadsiz mekân ve o hudutsuz zaman, karanlıklı, insanı vahşete düşüren bir suret aldı. Ben o halden kurtulmak için namaza sığındım. Teşehhütte Ettahiyatu dediğim zaman; birden kainat canlandı, nurani bir şekil aldı, dirildi. Her şeye hayat veren her şeyi ayakta tutan Cenab-ı Hakkın parlak bir âyinesi oldu ve kâinat bütün hayat sahibi varlıklarla beraber Cenab-ı Hakka tahiyyelerini (tesbih lerini) takdim ettiklerini gördüm.
Sonra Esselemu aleyke ya eyyuhen- nebiyyu dediğim vakit o hudutsuz ve boş zaman birden Resul-i Ekrem Aleyhis- salatu-esselamın reisliği altında, hayat sahibi ruhlar ile vahşet veren durumdan, insanı rahatlatan güzel bir surete inkılab etti.
Elbette namazda teşehhüdde oku- duğumuz bu kelimeler Cenab-ı Allah ile Resulü arasında geçen bir mükâleme (konuşma) olduğu için orada okunacak en layık olan sözlerdir.
Cenab-ı Allah bizleri bu manaları düşünen ve bu yüksek hakikatları anlayanlardan eylesin. Amin.

Bu Yazı 3296 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar