Tüketici Hakları
..        
Değerli okuyucular bu sayımızda Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelikler ile belirlene “tüketici” kavramı ve bu çerçevede tanımlanan tüketicinin “hakları” nelerdir? Konusunu irdeleyeceğiz.
Öncelikle tüketicinin kim olduğunu bilmekte fayda bulunmaktadır. Tüketici; bir mal veya hizmeti özel amaçlarla satın alarak nihai olarak kullanan veya tüketen gerçek veya tüzel kişidir. Ticari amaçlarla mal satın alan kişi veya kuruluşlar tüketici değildir. Şirketler ticari iş yaptıkları için kural olarak tüketici kabul edilmez, ancak nihai kullanım amacıyla şirket merkezine gıda malzemesi, kırtasiye gibi tüketim malzemeleri alıyorlarsa burada tüketici tanımının içerisine dahil edilebilir.
Burada sorulması gereken en önemli soru tüketicinin neden korunması gerektiğidir. Zira tüketici, üretici ve satıcı karşısında aciz ve zayıf durumda bulunmaktadır. Haklarını üretici ve satıcıların geniş organizasyonlarına ve sürekli aynı işi yapan yetişmiş kadrolarına karşı kullanamamaktadır. Çünkü teknolojik gelişmeler sonucu toplu üretim yapılmakta ve insan sağlığına zararlı pek çok mal yada hizmet piyasaya arz edilebilmektedir. Burada şu tanımı yapabiliriz insan doğduğu andan, hayatının sonlandığı ana kadar tüketicidir. Aslında tüketicilik, doğumdan önce başlayıp, ölümden sonra da (yerine getirilmesi gereken cenaze hizmetleri göz önüne alınırsa) bir müddet devam eden bir vasıftır. Çünkü bütün dünya insanlarının ırk, renk, dil, siyasal görüş ve benzeri unsurlardan bağımsız olarak taşıdıkları evrensel kimlik, paylaştıkları ortak yazgı, tüketici olmalarıdır. Çünkü bir çok sözleşmenin şartlarını satıcılar tek taraflı olarak belirlemekte ve tüketiciler bu şartları bilmeden, sonuçlarının nerelere uzanacağı konusunda tahminde dahi bulunmadan imzalamak durumunda kalmaktadırlar. Bu kadar geniş bir toplum kesiminin hukuk ve yasa koyucu tarafından korunması elbette önemlidir. Bu çerçevede, ilgili mevzuat uyarınca tüketicinin; sağlık ve can güvenliğinin korunması hakkı, yine ekonomik menfaatlerinin korunması hakkı, bir zararı oluştuğu taktirde tazmin edilme hakkı, çevresel tehlikelerden korunması hakkı, her kesim tarafından bilgilendirilmesi ve eğitimi hakkı, son olarak ta tüketicinin teşkilatlanma ve temsil edilme hakkı gibi bazı haklar tüketiciye tanınmıştır.
Tüketiciye tanınan hakların ekseriyetle korumaya çalıştığı menfaat, tüketicinin ayıplı mala karşı korunmasıdır. Ayıplı mal ve ayıplı hizmet “ Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanım kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan yada ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikleri içeren mal veya hizmetlerdir" Daha açık bir ifadeyle arızalı, bozuk, yırtık, kullanım tarihi geçmiş, defolu, özürlü mal ve hizmetler ayıplı mal yada hizmet olarak tanımlanmaktadır. Ayıplı mal satılan tüketici;
a- Aldığı malı vererek ödediği parayı geri alabilir
b- Aldığı ayıplı malı vererek yenisi ile değiştirilmesini isteyebilir
c- Maldaki ayıbın giderilmesini yani tamirini isteyebilir
d- Ayıp oranında ödediği ücretten indirim isteyebilir.
Tüketici bu haklardan hangisini isterse seçebilir. Satıcılar, mevzuattaki şartlar oluştuğu taktirde tüketicinin isteği hangisi olursa olsun yerine getirmek zorundadırlar. Tüketici malın tesliminden itibaren 15 gün içine aldığı malı kontrol etmelidir ve ayıp varsa satıcıya bildirmelidir. Yukarda sayılan haklarından hangisini kullanacağını bildirmelidir. Eğer ayıp gizli ise ve bir kaç ay sonra ortaya çıkmışsa en geç 2 yıl içinde aynı hakları ilgili mevzuat kapsamında satıcı, bayi, acente, imalatçı, ithalatçı, üreticilerden herhangi birisine karşı kullanabilir. Bu kişiler tüketiciye karşı müşterek ve müteselsil sorumludurlar. Bu kişiler tüketicinin isteğini yerine getirmez ise; tüketici Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine gidebilir. Bu heyetler her valilik ve her kaymakamlık bünyesinde kurulmuştur. Sadece bir dilekçe ve aldığı malın faturası yada fişi ile başvurulur. Hiç bir masraf alınmamaktadır. Bu heyetin verdiği karar bağlayıcı değildir. Tüketici verilen karardan memnun olmazsa Tüketici Mahkemesine başvurabilir. Tüketici mahkemesinin bulunmadığı yerde Asliye Ticaret Mahkemesi varsa oraya yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine dava açabilir. Davada hiç bir harç alınmamaktadır. Bir dava dilekçesi ve malla ilgili fiş fatura garanti belgesi vb. eklenerek verilmelidir.
Tüketicilerin en çok mağdur edildikleri konulardan biri olan “ Taksitle Satış “ konusu da TKHK'da düzenlenmiştir. Bu tür satışlarda tüketiciye yapılan sözleşmenin bir örneği verilmelidir. Malın peşin satış fiyatı, toplam borç miktarı, ödeme tarihleri, gibi bilgilerin de verilmesi zorunludur. Tüketici borçlarının tamamını yada bir kısmını vadesinden önce ödeyebilir. Önce ödeme halinde ilave edilen faiz miktarında indirim yapılması da bir zorunluluktur.
Yine bir diğer önemli konu “ Kapıdan Satış “ dır. Tüketiciye kapıdan satış yapılaması halinde satıcının tüketiciye cayma bildirim belgesi vermesi gerekir. Bu belge tüketicinin 7 gün içinde hiç bir gerekçe göstermeksizin malı geri verebileceğini ve ödediği parayı geri alabileceğine ilişkin bir taahhüttür. Tüketici satın aldığı mala ilişkin kararını değiştirirse 7 gün içinde malı vererek ödediği parayı geri alabilir
Tüketiciye garanti süresi verilmek suretiyle yapılan satışlarda, satıcı garanti belgesini doldurarak tüketiciye vermek zorundadır. Malda herhangi bir arıza çıkarsa servisine yada satıcısına bildirilmesi halinde hiç bir ücret ödemeden tamiri bu mümkün değilse değiştirilmesini sağlar. Garanti süresi en az 1 yıldır. Daha az süre verilemez. Ancak bu süre, tüketici lehine olmak üzere daha fazla olabilir. Tüketici malda ayıp çıkması halinde isterse ayıplı mallara ilişkin haklarını dilerse garanti belgesinden doğan haklarını kullanabilir.
Tüketiciler hangi hallerde hangi haklara sahipler, sorumlulukları nelerdir, haklarını nasıl nerede ne zaman aramalıdırlar, kendilerini ilgilendiren yasal yada idari düzenlemeler yapılırken kendi isteklerini nasıl iletebilir gibi birçok alanda tüketicilerin ihtiyaç duyacakları bilgilerin onlara verilmesi kamusal bir zorunluluktur. Tüketici bilinci denilen kavramın içerisinin doldurulması ve doğru, etkin ve yeterli bilginin her istediği anda tüketicinin önüne sunulması gerekmektedir. Bu kapsamda, Tüketicileri bilgilendirmek, haklarını öğretmek, değişik düzenlemeler yapılırken tüketicileri temsil etmek amacıyla bir çok tüketici dernekleri kurulmuştur. Bu dernekler değişik mercilerde tüketicileri temsil etmektedirler. İsteyen tüketiciler bu kapsamda faaliyet yürüten her hangi bir derneğe üye olabilir
Tüketicinin haklarının savunma merci olan Tüketici Hakem Heyetlerinin çalışma usullerinin bilinmesinde de fayda bulunmaktadır. Tüketici tarafından satın alınan herhangi bir mal veya hizmetin ayıplı (kusurlu) olduğu fark edildiğinde öncelikle o mal veya hizmeti veren satıcı veya sağlayıcı ile görüşmek gerekir. Sorunu çözemiyor ve karşı taraf yükümlülüğünü yerine getirmiyorsa, firma yetkilileri ile görüşmekte yarar vardır.
Bu tür görüşmelerde yasal hakların (malın iadesi, malın yenisi ile değiştirilmesi, malın tamiri, malın özürü kadar değerinden indirilmesi) bilindiği ve seçimlik haklardan hangisinin tercih edildiği belirtilmelidir. Her şeye rağmen, sonuç alamadıysanız, mal ya da hizmetin satın alındığı yerde bulunan;
a- Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine,
b- Tüketici Mahkemelerine,
başvurulmalıdır. Böyle bir durumda hak aranmaması sadece o mal veya hizmet nedeniyle başvuru yapmayan kişinin zarara uğramasını değil, aynı zamanda tüketiciye saygılı olmayan satıcıyı ödüllendirmek ve başka tüketicilerin de benzer mağduriyetlere uğramasına sebep olmak anlamına gelir ki bu durumun maddi boyutunun ötesinde manevi boyutunun da bulunduğu aşikardır.
Birinci basamak olan Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri; illerde Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü, ilçelerde ise Kaymakamlık binalarındadır. Yurt sathında 81 İl Müdürlüğü ile 851 ilçede Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri bulunmaktadır.
Tüketici Usul Mevzuatında ikinci basamak ( Belli durumlarda 1. basamak olan ) Tüketici Mahkemeleri ise her il ve ilçenin Adliye binalarında bulunmaktadır.
Satın alınan ve şikayet konusu olan mal yada hizmetin değeri 1 Ocak 2007'dan itibaren 792,12 YTL'nin (Parasal sınır her yıl DİE'nin TEFE'de meydana gelen yıllık artış oranında artırılır.) altında ise sorunun çözümü için Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Bürosuna başvurmanız zorunludur. Bu durumda, hakem heyetlerinin aldığı karar bağlayıcıdır.Hakem heyetinin lehinize verdiği karara satıcı veya sağlayıcının uymaması durumunda İcra Müdürlüğüne müracaat edilerek kararın uygulanması mümkün dür. Hakem heyeti kararı, aleyhine çıkan taraf dilerse 15 gün içinde Tüketici Mahkemesine itiraz edebilir. İtirazı evrak üzerinden inceleyen Tüketici Mahkemesinin kararı kesindir.
Şikayet konusu olan hizmetin değeri 792,12 YTL'nin üstünde ve ………. YTL.'nin altında ise Hakem Heyetlerine başvurulabileceği gibi, Tüketici Mahkemelerine de başvurulabilir. Ancak bu durumda, Hakem Heyetlerinin kararı delil niteliğinde olup, bağlayıcı değildir. Buradaki risk tüketici lehine olan heyet kararına karşı tarafın uymaması halinde Tüketici Mahkemesine başvurulması gerekecektir.
Hizmetin değeri 792,12 YTL'nin üzerinde ise Tüketici Mahkemesine, Tüketici mahkemesinin bulunmadığı yerde Asliye Ticaret Mahkemesi varsa oraya yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine dava açabilir. Davada hiç bir harç alınmamaktadır. Bir dava dilekçesi ve malla ilgili fiş fatura garanti belgesi vb. eklenmesi ispat açısından büyük önem arz etmektedir. Bu sebeple, Tüketici mahkemesine yapılacak başvurularda bir Avukat'tan yardım alınması faydalı olacaktır. Bu sebeple, teknik olarak büyük bir yardım gerektirmeyen Tüketici Hakem Heyeti Başvuru usulü aşağıda açıklanmakla yetinilecektir.
Tüketici sorunları Hakem Heyetine yapılacak başvurular;
Şikayet konusunu içeren dilekçe ve ekinde konuya ait belgelerle (fatura, satış fişi, garanti belgesi, sözleşme vb.) bizzat veya posta yolu ile yapılabilir. Yazılı dilekçede, Satın alınan mal yada hizmetin ne olduğu, özellikleri, malın ne zaman teslim edildiği yada hizmetin ne zaman ve nerede verildiği, ne kadar para ödendiği, sorunun ne olduğu, satıcı yada sağlayıcıya durum iletildiğinde neler olduğu, son olarak ne yapılması istendiği izah edilmelidir. Tüketici tarafından yapılan sözkonusu başvurudan herhangi bir ücret, harç vs alınmaz.
Hakem heyetlerince görevlendirilecek bilirkişinin ücretleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından karşılanır. Burada ek bir bilgi olarak Tüketici Mahkemeleri nezdinde tüketiciler tarafından açılacak davaların da her türlü resim ve harçtan muaf olduğunu belirtmekte fayda bulunmaktadır.
Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine yapılan başvurular, başvuru tarih ve sırasına göre en geç 3 ay içinde karara bağlanmak zorundadır. Kararlar, alındığı tarihten itibaren 5 gün içinde taraflara yazılı olarak bildirilir. Hakem Heyeti kararlarının taraf ve sonuçlarını gösterir listeler, İllerde İl Müdürlükleri, İlçelerde Kaymakamlıklarda duyuru panolarında aylık olarak ilan edilir.
Sonuç olarak, tüketici haklarının korunmasında önemli olan nokta tüketicinin hakları ve bu hakları kullanma yöntemleri hakkında donanımlı, bilinçli ve ısrarcı olması gerekliliğidir. Bir hakkın varlığı ancak korunması ile etkin olacaktır.

Bu Yazı 4137 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar