Türk Ekonomisinde Altının Yeri ve Önemi
..        

Değerli okurlar bu sayıdaki konumuz çağlar boyunca halkların ve devletlerin zenginliğini, geleceğini belirleyen maden olan ve son günlerde hızlı bir yükseliş trendine giren altının ülkemiz ekonomisindeki yeri ve önemi ve altının son dönemdeki artışı üzerine değerlendirmeler olacaktır.
Günümüzde, dünya toplam altın rezervi 43 bin ton ve dünyada yılda yaklaşık 2.500 ton altın üretiliyor. Dünyanın en büyük altın üreticisi ülkesi yılda ortalama 475 ton ile Güney Afrika Cumhuriyeti olup, bunu sırayla ABD, Latin Amerika, Avustralya, Kanada, Çin, Endonezya ve Rusya izliyor. Ülkemiz ise 6500 tonluk altın potansiyeliyle dünyada Güney Afrika'nın ardından ikinci sırada yer alıyor. Ancak Ülkemizin bilinen ve envanteri yapılmış toplam altın rezervi 1.175 tondur. İşletilebilirliği söz konusu olan altın yataklarının toplam rezervi 240 ton (Metal Au-görünür rezerv)'dur. Türkiye günümüzde, işletilebilir önemli miktarda altın rezervine sahip olduğu halde bundan yeterince yararlanmayan dünyadaki tek ülke konumundadır. 2003 yılı itibariyle 5.3 ton altın üretilmesi bunun apaçık göstergesidir.
2004 Yılı itibariyle Türk altın takı sektörü dünyada iç piyasa tüketiminde 4. ve altın takı üretiminde 2. ve altın takı ihracatında 2. sırada yer almaktadır. Son yıllarda ülkemizde altın ithalatı artan bir trend içinde olup 2005 sonu itibariyle 269 ton altın ithal edilmiştir. Mevcut işletilebilir altın rezervlerinin üretime açılması durumunda yerli üretimin tamamı yurt içi tüketimde kullanılacaktır. Ancak Türkiye'nin altın üretimi yapması, üretim aşamalarında siyanür kullanıldığı için engelleniyor.
Altın fiyatları, uluslararası piyasalarda son 25 yılın en yüksek düzeylerinde seyrediyor. Son günlerde artan altın fiyatları 700 USD/Ons sınırını bile zorlamaya başladı. Hatta 2008 sonunda altının 800 dolarlara çıkması bekleniyor. Altın madenin fiyatlarının artışında çok farklı etkenlerin belirleyici olduğu belirtiliyor. Altın gerek uluslararası alanda gerekse Türkiye'de bir yatırım aracı olarak çoğu zaman, para birimleri zayıfladığında ve enflasyon tırmanışa geçtiğinde güvenli bir yatırım aracı olarak görülüyor. Dünyadaki likidite bolluğu ve önemli para birimlerine olan güvenin azalması da altına olan talebi artırıyor. Dünya altın fiyatlarının sadece altın arz-talebine bağlı olmayıp, özellikle ekonomik-sosyal ve politik belirsizlikler ve savaşlardan da etkileniyor. Bu kapsamda, Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgali sırasında, altının Ons'u 360 $'dan, 850 $'a kadar fırlaması; Ocak 1980'de ons başına 873 dolara ulaşarak rekor kırması ve 1980 Eylül'ünde, İran-Irak savaşının başlaması ile fiyatlar yeniden 700 $'ı bulması altın fiyatının ekonomik-sosyal ve politik belirsizlikler ile savaşlara ne kadar duyarlı olduğunu gösteriyor. Son dönemdeki artışların altında ise büyük spekülatörlerin ABD'nin Irak'ı işgali ve muhtemel İran-ABD savaşı konusunda güvenilir bir yatırım aracı olan altına yönelmelerinden kaynaklanmaktadır.
Dünyada yastık altında en fazla altın bulunan ülkenin Türkiye olduğu ve ülkedeki yastık altındaki altının miktarı konusunda çeşitli söylentiler olup, Dünya Altın Konseyine göre 5 bin ton, İstanbul Altın Borsası'na göre ise 1500-2 bin ton altın bulunduğu belirtiliyor.
Bunun parasal değerinin bugünün fiyatlarıyla en fazla 20 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Buna göre Türkiye dünyada vatandaşında bu kadar altın olan ender ülkelerden biri durumda olup, Türk insanı altını tasarruf aracı olarak görmektedir. Altın Borsasına göre Türkiye'de yastık altında tutulan altın formatının çoğunlukla Cumhuriyet altını ve bilezik olduğu, külçe altın miktarının ise yüksek meblağ nedeniyle az miktarda bulunduğu ifade ediliyor. Altını yastık altında tutanların büyük bir oranının bayanlar olduğu ve kadınların bunu sosyal güvenlik amacıyla yaptığı, eğitim düzeyi ve kişi başına düşen gelir arttıkça yastık altında tutulan altın miktarının azaldığı belirtiliyor.
Türkiye altın oluşumuna uygun jeolojik yapısı nedeni ile ortaya koyulmuş olan işletilebilir altın rezervinin çok üstünde bir rezerve sahip bulunmaktadır. Ülkemizde gerek yastık altındaki 1500- 2 bin ton gerekse yeraltındaki 6500 tonluk altın rezervi ekonomiye bir an önce kazandırılmalıdır. Altın potansiyelinin ortaya konabilmesi için 8 milyar dolar arama yatırımı ve 12 milyar dolar işletme yatırımı yapılması gerekmektedir. Mevcut altın projelerinin uygulanması için ise yaklaşık 500 milyon $ yatırırım yapılması gerekmektedir. Bu projelerin uygulanması halinde 1450 kişiye istihdam imkânı doğuracak ve yaklaşık 2.2 milyon $'lık altın üretimi gerçekleştirilecektir.


Bu Yazı 6308 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar