ÜÇ ARKADAŞ
..        
Evinin işlerini yapan kadın, bir ara pencereden dışarı baktı. Karşı kaldırımda üç yaşlı gördü. Beyaz sakallı ihtiyarlar sohbete dalmışlardı. İçinden onları evine davet etmek geçti. Az sonra dışarı çıktı, kendilerine selam verdikten sonra eliyle evini gösterdi ve şöyle dedi:
“Sizi evime davet etmek ve çay ikram etmek istiyorum.”
Yaşlılar anlamlı şekilde birbirlerine baktılar. İçlerinden biri, beyinin evde olup olmadığını sordu. “Hayır” cevabını alınca:
“Eşiniz evde olsaydı, davetinizi kabul edebililerdik” dedi.
Birkaç saat sonra evin beyi eve dönmüştü. Hanımı ona üç yaşlıdan, onları eve davet ettiğinden söz etti. Beyi:
“Yaşlılar hala yerlerindeyse onları yemeğe davet edelim” dedi.
Hanım pencereden bakınca, onları aynı yerde gördü. Az sonra evin beyi yaşlıların yanındaydı. Onlara hanımının davetinden söz etti. Sonrada:
“Buyurun çorbayı bizde içelim” dedi.
Yaşlılardan biri gülümsedi:
“Genelde üçümüz, bir yere davete gitmeyiz.”
Ev sahibi “neden?” diye sorunca şu açıklamayı yaptı:
“Benim adım Sevgidir. Yanımda oturan Zenginlik. Onun yanındaki ise Başarıdır. Şimdi siz eve dönün, karar verin ve birimizi eve davet edin” dedi.
Evin beyi güler yüzle “peki” deyip gitti. Hanımına bu garip yaşlıların düşüncesini iletti. Sonra:
“Onlardan birini eve davet için bir karara varmalıyız” dedi.
Hanımı:
“Bence zenginliği davet edelim” dedi. “Böylece zengin oluruz ve daha iyi hayat şartlarına kavuşuruz.”
Beyi farklı düşünüyordu:
“Bence Başarı'yı davet edelim. Başarı olursa zenginlik de olur.”
O sırada kayınvalide düşüncelerini açıkladı:
“Bana göre yapılacak en iyi şey, Sevgi'yi davet etmek. Sevgi daha önemli. Böylece eviniz sevgiyle dolacak.”
Derken evin erkeği yaşlılara geldi ve şöyle dedi:
“Karara vardık, evimize Sevgi'yi davet etmek istiyoruz.”
Sonra sordu:
“Sevgi hanginizdi?”
Sağdan birinci adam “benim” diyerek ayağa kalktı. Arkasından diğer iki arkadaşı da ayağa kalktılar. Sevgi yürüyünce, diğerleri de onu takip ettiler. Ev sahibi:
“Herhalde kararınızı değiştirdiniz?” dedi.
Bunun üzerine Başarı şöyle konuştu:
“Siz Sevgi'yi davet edince, ben ve arkadaşım Zenginlik de size katılmaya mecbur olduk. Çünkü Sevgi neredeyse, başarı ve zenginlik de oradadır.”
Hikaye neler söyler?
·Bir bakıma, en büyük zenginlik sevgidir.
·Sevgi, başarı ve zenginliğe de sebep olur.
·Sevgilerin en güzeli bütün zenginlik ve değerleri bize veren Allah'ı sevmektir: Bu tür sevgi, insanı olgunlaştırır, dünya ve ahiret mutluluğu getirir, ayrıca büyük bir zenginlik olan cenneti kazanmaya da sebep olur.
·İşini seven, onu gönül ferahlığı ile yapar, çalışmaktan zevk alır ve genelde başarılı olur.
·Eşini seven, büyük manevi bir zenginliğe ve tatlı bir mutluluğa ulaşmıştır. Eşlyerin bir birini “Allah'ın armağanı” olarak görüp sevmesi, birbirlerini değerli görmeyi sonuç verir.
·Çocukları “Allah'ın birer ihsanı ve emaneti” olarak gören ve seven, onlara iyi davranır ve iyi yetiştirir.
·Tüm yaratıkları ve güzellikleri “Allah namına” seven, bu sevgiden Allah'a gider: Onlar için “ne güzel” yerine, “ne güzel yapılmış ve yaratılmışlar” der. Bütün güzelliklerin “O Güzel”den geldiğini, onun sanat eserleri olduğunu fark eder.
·İnsanları, canlıları ve yaratıkları Allah'ın eserleri olarak görmek ve sevmek, onlara bakışımızı değiştirir ve önemsememize sebep olur.

Bu Yazı 3031 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar