UYUMAMAK
..        

Yolculuk yaparken gece on bir,on iki sıralarında,ister istemez uykumuz gelir,göz kapaklarımız ağırlaşır, gözlerimizi açamaz,olan biteni takip edemez hâle gelirdik. Biz uyuyunca var mı olan bitenden haberi olan?Kimsin?Nereden geliyorsun? Nereye gidiyorsun?Sen mi gidiyorsun, yoksa götürülüyor musun? Seni kim götürüyor? Otobüs nerelerden geçti?Başına neler geldi veya gelmedi? Otobüs kaza yapacaktı da veya yoldan çıkacaktı da sizi kim kurtardı? Var mı bunlardan haberin? Yok! Sadece sen mi uyuyorsun?

Hayır, koca bir otobüs dolusu insanlar. Hepsi de şoföre mallarını, canlarını emanet edip uyuyorlar. Var mı ben uyu-mayacağım, sonuna kadar uyanık kalacağım diyen? Şoföre ve karşıdan gelenlere güvenmiyorum diyen? Yok! Var olsa ne olur ki! Direksiyon şoförün elinde! Uyusan da uyumasan da, onu takip etsen de etmesen de otobüsü o sürüyor.

Zaten bilet alıp otobüse bindiğinde ona teslim olup güvenmedin mi? İstersen ve güvenmiyorsan kendi arabanla, istediğin şekilde gidebilirsin. Var mı hacı murat'ın? O da yok. Eee? O zaman bırak işi şoföre, sen rahat rahat uyu… Nihayet uyurduk.

Biz uyurken olup bitenler Allah'a (C.C.) ve gece kâimlere ayan; bize karanlık.
Kalktığımızda otobüsün hafif uğultusu ve sallantısı içinde üzerimizdeki sersemliği atmaya çalışırken,yine direksiyonun başında şoförü görür, içimizden “Demek ki bir şeyler olmamış.Şoför uyumamış. Gece boyunca uyanık, vazifesini bihakkın eda etmiş. Aferin şoförüm. Sen zaten böyle olursan hiç kimse korkmadan sana en değerli şeylerini bile emanet eder, uyur. Etmeyen zaten çıkmamıştı. Çıksa bile direksiyon yine senin elindeydi.” derdik.

Eee, niye bu salataları doğradın? Niye mi? Aklıma ne geldi biliyor musun? Sabah namazına kalktım. Farzı kıldım. Ellerimi açtım. En güzel duaları edip bunların kabul edilmesini Cenab-ı Allah'tan isteyecektim. Uykudan kalktım ve O'ndan bir şeyler isteyecektim…Ben az önce uyuyordum... Evet uyuyordum… Ben uyurken neler oldu bilmiyorum. Cenab-ı Allah için,(Haşa,yüz bin defa haşa!) “Daha erkendir, herkes uyuyor, bu saatte de olur mu?” vesveseleri akla gelmeden, ellerimi açıp O'ndan bir şeyler istedim. Çünkü O,hiçbir zaman uyumuyor, gaflete dalmıyor. Bizim gemimiz olan koca dünyayı,bir kaptan gibi,emniyet ve selâmet içinde seyahat ettiriyor. O'na güven, gerisini hiç düşünme.

Gece herkes, mışıl mışıl, uykunun bilmem kaçıncı dereceden katmanlarında uyurken, nefes ticareti yaparken, O, uyanık. Her şeyden haberdar. Başımıza gelebilecek her türlü kaza ve felâketlerden bizleri koruyor. Korumaya da gücü yetiyor. Zaten izni olmadan kaza bile yapılmaz. Yani kaza yapmamız bile O'nun elinde. O hâlde?..Allahu ekber kebira! Yaşasın böyle muazzam bir gemide,böyle muazzam bir kaptanın idaresinde,böyle muazzam emniyet,selâmet ve huzur içerisindeki en güzel yolculuk!!!


Bu Yazı 1946 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar