Uhud ve Huneyn Savaşı Ve Düşündürdükleri
..        
Uhud savaşı Hz. Peygambe- rimizin (A.S.M.) ashâbıyla Kureyşliler arasında hicretten 2 sene 6 ay 7 gün sonra olmuştur. Bunun zahirî sebebi: Daha evvel yapılmış olan Bedir Gazasında Kureyşliler mağlub oldukların- dan, Kureyşlilerden Bedir Gaza sında akrabaları öldürülmüş olan bazı kişiler Ebu Süfyan'a giderek harp teklifinde bulun- muşlardı. Ebu Süfyan, ken di kumandası altında Kureyş müş riklerinden ve Kenane ve Te- hâme'den 3200 kişi kadar alarak karısı Hind ve diğer bazı kadın larla birlikte Medine'ye doğru hareket edip Uhud Dağı na gelmişlerdi. Hz. Resulullah (A.S.M.) Efendimiz, bunların önüne çıkmak fikrinde bulunma yıp, şehre girdiklerinde müdafaa yapmayı teklif etmişse de, bazı ashabın ısrarı üzerine muharebe eye çıkmağa karar vermişlerdi. Hz. Peygamber (A.S.M.) sahabe- den 700 kişiyle küffâra karşı çıktı. Muharebede Müslümanlar bazen galip, bazen mağlup olarak, Peygamberimizin amcası Hz. Hamza ile birlikte 70 sahabe şehit olmuştur. Hatta Peygambe- rimizin de dişi kırılmış, yüzü ve dudağı yaralanmıştır.
Huneyn savaşı, hicretin se- kizinci senesinde şirkten kurtul mamış bazı Arap kabileleri ile Müslümanlar arasında olmuş- tur. Müşrikler Mekke'yi geri almak amacıyla hücum ettikleri zaman burada Müslüman asker lere karşı başlangıçta galip gibi görünmüşlerse de daha sonra galebe ve zafer, İslâm askerlerine nasip olmuştur. Bu savaşta Sahabe-i kiramdan birçok zatlar şehit olmuştur.
Bediüzzaman hazretleri Lemalar adlı eserinde, Fahr-ül-Âlemîn ve Habib-i Rabb-ül-Âlemîn Hazret-i Resul-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın Saha belerinin, müşriklere karşı Uhud savaşının sonunda Huneyn savaşının başlangıcında mağlub oluşlarının hikmetini şu mealde açıklamıştır:
Uhut savasındaki müşrikle- rin içerisinde gelecek yıllarda büyük sahabelerden olacak Halid b. Velid gibi çok zatlar bulunduğundan, şanlı ve şerefli olan gelecekleri açısından bütün bütün izzetlerini kırmamak için, hikmet-i İlahiye gelecekteki İslamiyet yapacakları büyük hizmetlerin karşılığı olarak, geçmişte onlara vermiş, izzetleri ni kırmamıştır. Demek mazideki Sahabeler, gelecekteki Sahabe lere karşı mağlup olmuşlardır. Tâ ki gelecekte sahabe olacak olan o kimseler kılıç korkusuyla değil, belki iman hakikatlerinin şevkiyle İslâmiyet'e girsin ve o fıtratları kahraman olan kimseler çok zillet çekmesin.
Olayın bir diğer yönü ise, peygamber efendimiz bize her cihetle örnek ve önder olarak gönderilmiştir. Peygamberimiz her zaman mucizevari bir hayat yaşasaydı bizler O'nu tam anla mıyla örnek alamazdık. Bazen davasını tasdik ettirmek için ihtiyaç anında, münkirlerin inadı nı kırmak için ara sıra mucize gösterirdi. Diğer vakitler de her kesten daha çok Allah'ın evrene koymuş olduğu kanunla- ra uygun hareket ederdi. Düş- mana karşı zırh giyerdi, "Sipere giriniz!" emrederdi. Yara alırdı, zahmet çekerdi. Tâ tamamiyle hikmet-i İlâhiyye kanununa ve kâinattaki şeriat-ı fıtriye-i kübra ya müraat ve itaati göstersin.
Müslümanlar Mekke'yi fethe dince en büyük amaçlardan biri gerçekleşti diye hafif bir rehavet hasıl olunca, Müslümanların sürekli teyakkuz halinde bulun maları için Huneyn savaşının başında mağlubiyet yaşanmıştır.

Bu Yazı 4162 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar