YOK EDİLMEK İSTENEN DİLİMİZ
..        

Dil, milleti var eden temel unsurlardan biridir. Güzel Türkçe'miz milli kültürümüzün temel taşıdır. Çünkü dil, insanlar arasındaki en önemli, en güçlü iletişim ve etkileşim aracıdır. Dil, insanları birbirine bağlayan, insan kalabalığını millet yapan görünmez, fakat çok kuvvetli bir bağdır. İnsanların ve toplumları gelişmişlik düzeyleri dillerinin zenginliği ve etkin kullanımı ile doğru orantılıdır. Çünkü insanlar, kelimelerle düşünür, kelimelerle hayal kurar ve düşüncelerini, hayallerini, arzularını, isteklerini, sevgilerini, nefretlerini, sevinçlerini, üzüntülerini, hasretlerini, hüzünlerini… kısacası kendi bilgi, duygu ve his dünyalarını kelimelerle ifade ederek başka insanlarla paylaşırlar.

Bir insanın dili ne kadar zengin, kelime hazinesi ne kadar fazla ise, hayal alemi ve düşünebilme ufku da o kadar geniş demektir. Düşünce ufku geniş olan insan daha fazla, daha etkili ve daha verimli düşünür. Düşünen insan üretken olur, üretken insan maddi ve manevi bolluğa, rahata ve huzura kavuşur. Kelime hazinesi dar olan bir insanın düşünebilme kabiliyeti kısır ve ufku dardır. Düşünemeyen ve üretemeyen insanlar ve toplumlar ise, düşünen ve üreten insanların ve toplumların tahakkümü altında ezilmeye mahkumdur. Güzel Türkçe'miz insanlık tarihinin en köklü, en güzel ve en zengin dillerinden biridir. Türkçe'miz 4 bin yıllık Türk kültür ve medeniyetinin temel taşıdır.

Yüce Türk milletinin bilinen 4 bin yıllık tarihinde, sahip olduğu üstün devlet geleneği, sosyal düzeni ve kurduğu parlak medeniyetlerin temelinde Türkçe'nin sağladığı etkin, birleştirici ve ufuk açıcı gücünün büyük payı vardır.

Türkçe'mizin zenginliği ve güzelliği sayesindedir ki, Avrupa toplumlarının cehalet karanlığı içinde yaşadığı çağlarda, Türk Milleti on binlerce, yüz binlerce cilt yazma esere sahip kütüphaneler kurarak, tarihin en parlak medeniyetlerini vücuda getirmiştir.

Bu gün ise, bin yıllık kültür birikiminden kopmuş kendi değerlerine yabancılaşmış bir nesille karşı karşıyayız. Dedesini anlamayan torunlar topluluğu haline geldik. 300-500 kelime ile düşünebilen, konuşabilen bir nesil hangi fikri üretecek, hangi değeri yaşatacak, hangi projeyi hayata geçirecek? Büyük Türkiye'yi nasıl inşa edecek? Hiç şüphesiz ki, felaketten kurtuluşun reçetesi dilimize sahip çıkmamız, dil hazinemize sımsıkı sarılmamızla olacaktır.

Türkçe'mizin içinde bulunduğu duruma bir parça da olsa katkı sağlama amacıyla Milli Eğitim Bakanlığımızın uygulaya koyduğu “101 Temel Eser” okuma projesiyle, liseden mezun olacak bir gencimiz 5000 kelimeyi anlayabilecek, 5000 kelime ile düşünüp hayal kurabilecek, fikir üretebilecek, kendini ifade edip 5000 kelime ile yazabilecek hale gelecek…

Ancak biz, 5000 kelime düzeyine çıkmayı başarı sayarken dünyada çeşitli ülkelerde bu rakam 40-50 bin kelime düzeyindedir. İngiliz Edebiyatının babası sayılan Shakespeare'in eserlerinde kullandığı kelime sayısı 78 bin civarındadır. Başlangıç olması sebebiyle bu projeye dört elle sarılmamız gerektiğini eğitimcilerin, ilgililerin, ebeveyn olarak bizlerin mutlak suretle top yekun okuma alışkanlığını kazanmamız gerektiğine inanıyoruz.

Dün Çanakkale'yi geçemeyenler, bugün milli kültürümüzü, kimliğimizi, kişiliğimizi hedef alarak; bizi kültür, edebiyat, sanat, hayal ve düşünce aleminden uzaklaştırarak milli kültürümüzün temeli olan “Dilimizi” yok etmeye çalışmaktadırlar. Cadde ve sokaklarımızdaki tabelalara şöyle bir göz gezdirdiğimizde işyeri adlarının çoğunlukla yabancı isimlerden oluştuğunu görüyoruz. Bu konu üzerinde herkesin gereken hassasiyeti göstermesi gerektiği kanaatindeyiz.

Öyle garip bir durum ki, bugünkü gençliğimiz kendi İstiklal Marşı'nı anlamıyor. Çok değil, daha 50-60 yıl önce yazılıp yayınlanmış nadide eserlerimiz anlaşılamaz birer kağıt yığınına dönüştürülme tehdidi ile karşı karşıya.

Millet olarak , sosyal, kültürel, ekonomik, teknolojik… vs. her alanda kalkınabilmek ve uluslar arası arenada söz sahibi olabilmek için; vatanını, milletini, bayrağını, seven herkesi, güzel “Dilimize” sahip çıkmaya, yok edilmek, kısırlaştırılmak istenen dilimizi yaşatmaya davet ediyoruz. Bunun için bol bol kitap okumalıyız. Kelime hazinemizi geliştirerek, ecdadımız ile irtibatımızı sağlayacak; ve geleceğin büyük Türkiye'sine taşıyacak eserleri okumalı ve okutmalıyız.


Bu Yazı 2506 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar