Yeni Yıl / Yeni Şans
..        
Yine, yeni bir Aralık ayına geldik. Bir yılın son günlerinde; yeni bir yılında hemen önünde bulunuyoruz.
Fakir zengin, köylü kentli, işçi memur, yaşlı genç pek çok insan, yeni yılın gelişini kutlamak için daha şimdiden hazırlık yapmaya başladılar. Tıpkı Hıristiyan aleminde olduğu gibi….
Ülkemizde, Batı hayranlığının ve Batılılaşma politikalarının bir sonucu olarak, Hıristiyanların Noel, Kırismıs ve yeni yıl kültürü bizim milli kültürümüzü ve sosyal hayatımızı da işgal etmiş durumda.
Aralık ayını Ocak ayına bağlayan gece; bin yıldır islamın bayraktarlığını yapmış ve asırlardır İla-i Kelimetullah davasını omuzlarında taşımış olan Müslüman Türk milletinin bazı çocukları yiyecek, içecek, zil zurna sarhoş olup kendinden geçecek, danslar, eğlenceler, …vs. Pek çok sefahat, dalalet ve nefsani rezalet işleyecekler. Güle oynaya yeni yıla girilirse, o yılın kendileri için uğur getireceğine inanarak her türlü çılgınlığı yapacaklar. Tıpkı bir Hıristiyanın veya inançsız bir insanın yaptığı gibi…
Yeni yıl kutlamalarının dini, fıkhi boyutunu tartışacak ve tahlil edecek ilmi selahiyete sahip değiliz. Ancak, konunun bid'at, haram, helal vb. dini boyutunun yanında birde insani yönü var. Ben kul olmamız hasebiyle; konunun insani boyutundan, bir nebze olsun bahsetmek istiyorum.
Yeni bir yıla giriş, yeni bir başlangıç, yeni bir şanstır. Her şeye çekidüzen verip, yeniden başlamak. Daha iyi, daha güzel, daha dinamik ve daha kararlı bir şekilde; yılgınlıklardan, bıkkınlıklardan, bezginlik, ümitsizlik ve karamsarlıklardan arınarak ; canlı, heyecanlı, şevkli, azimli, gayretli ve ümitli bir şekilde hayatımızı dizayn ederek yeni bir başlangıç yapmak bir şanstır insan için. Aslında, hiç kapanmayan sınırsız büyüklük ve ihtişama sahip olan ilahi rahmet nedeni ile insan, her zaman sahiptir bu şansa. Hatalardan, kusurlardan, isyanlardan, günahlardan ve tüm kötülüklerden pişman olup, nedamet ederek, Rahmet hazinelerinin kapısını naz ve niyaz ile çalma; ilahi rahmete iltica edip ona sığınma, af ve mağfiret dilenip, tevkifini, himayesini, inayetini ve yardımını talep etme imkanına her an sahiptir insanoğlu.
Bir yılı bitirmiş, 365 günü geride bırakmış olmak ise; düşünülmesi, üzerinde muhasebe yapılması gereken bir husustur.
Bir yıl daha geçti. Yani ömür sermayesinin 365 günü harcandı. Hayat binasının bir direği daha yıkıldı. İnsan sarayının çökmesine, yıkılmasına doğru biraz daha yaklaşıldı. Ecel celladına ve kabir kapısına doğru biraz daha yol aldık.
Harcadığımız 365 günümüz hakkında içimiz rahat mı? Ömrümün 365 günlük kısmını yerli yerince, en uygun ve verimli şekilde sarfettim diyebiliyormuyuz...?
Zaman, insanın en değerli sermayesidir. Allah her insan için bir ömür takdir etmiştir. Her insanın yaşayacağı gün sayısından, alıp-vereceği nefes sayısına, konuşacağı kelime sayısından mazhar olacağı nimetlere kadar her şey kainatın Sultan'ı tarafından takdir edilmiştir. İnsana bir sermaye olarak verilen hayat ve dünya nimetleri yerinde ve uygun şekilde harcanırsa, yani iyi ticaret yapılırsa; insan Halık-ı Zülcelal'in daha büyük lütuf ve ikramlarına mazhar olacaktır. Eğer ömür sermayesi, hayatı veren Zat-ı Zülcelal'in isteklerine aykırı şekilde kullanılırsa, lüzumsuz ve zararlı şeylerle harcanıp telef edilirse; elbette bunun hesabı sorulacak ve cezalandırılacaktır.
İnsana ömür sermayesini ve sayısız dünya nimetlerini veren Zat, elbette verdiği nimetlerin (sermayenin) hesabını soracaktır. Büyük bir mahkemede insan yaptıklarından ve yaşadıklarından dolayı muhakeme edilecektir. Bu büyük mahkemede verilecek İlahi hükme göre de ya sonsuz cennet saadeti ile taltif edilecek; veya sonsuz cehennem azabı ile cezalandırılacaktır.
Rabbimizin cehennem azabından kurtulup cenneti kazanabilmemiz ve Rıza-i İlahiye mazhar olabilmemiz için bize vermiş olduğu ömür sermayesinin 365 gününü daha harcadık.
Şimdi muhasebe vakti :
Nerde, niçin ve nasıl harcadık bu kadar çok önemli olan zamanımızı, ömür sermayemizi ? Bu 365 günlük sarfiyatın neticesinde ne kazandık? En iyi şekilde harcayabildik mi en değerli sermayemiz olan günlerimizi? Rıza-i İlahiyi kazanmamıza vasıta ve vesile edebildik mi sarfettiğimiz 365 günü ? Yoksa, tümden zarar mı ettik. Hebamı ettik sermayemizi?
Şimdi nefis muhasebesi yapmak zamanı…!

Bu Yazı 2569 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar