Yeteneksiz Değil,Motive Edilmemiş İnsan Var
..        

Eğitimciler ve araştırmacılar ittifakla söylüyorlar:
“Tembel insan yoktur, harekete geçirilebi- lecek kadar nedeni olmayan insan vardır. Gerekçeleri zayıf veya gerekçesiz insan vardır.”
Beyin araştırmacısı Alman Prof. Heralt Hüter yıllarca yaptığı araştırmaların sonucunu açıklıyor:
“Beyinin altını üstüne getirdik. Tembel, zeki, bağımlı hücreye rastlamadık. Kararı herkes kendi veriyor.”
Gerçekten de sizi harekete geçirebilecek bir gerekçeniz varsa yerinizde duramazsınız. Gerekçenin gücü çok önemli.
Niçin, neden?
Bu soruların cevabı olmalı.
Eğer varsa çalışmayı, yorulmayı, terlemeyi, uykusuzluğu göze alırsınız.
Dr. Nadir Çomak, otobüste, dolmuşta, yolda okuduğunu söyler.
Öğrenmenin Gücü adlı eseri, başarıya motive olmuş bir insan zihninin ürünü.
Prof. Fuat Sezgin 27 dil öğrenmiş.
Bediüzzaman Said Nursi, gençlik yıllarında kendini ilme vermiş, aralarında Kamus-ı Okyanus adı verilen sözlüğün de bulunduğu 90 kitabı ezberlemiş. Bu kitapları belli aralıklarla hafızasından tekrar etmiş.
İmam-ı Buharî, ciltleri dolduran Buharî adlı hadis kitabının tamamını ezberine almış.
Thomas Edison, ampulu bulmak için binlerce deney yapmış.
Başarının en temel motoru, bir karar vermiş olmak.
Ne yapmak istiyorsunuz? Sonra da bunu nasıl yapacaksınız?
Bir işe karar verdikten sonra mazeretlerinizi yok etmelisiniz.
Hiçbir mazeretin değeri yoktur.
Aslında mazeretlerinizi yok edebilirsiniz.
Yeteneksiz insan yoktur. Allah, insanı yeryüzü halifesi olarak yaratmıştır. Halifenin yeteneği vardır.
Aslında insanı hayvanlardan ayıran ve onu becerikli ve başarılı kılan en önemli organı beyindir.
Bütün zaferler beyinde kazanılır.
Bütün zaferler beyinle kazanılır.
Allah herkese 120 milyar nöron ihtiva eden bir beyin vermiştir. Einstenin, Fatih Sultan Mehmet, Mimar Sinan, Da Vinci, Wolfgang Goethe, Necip Fazıl Kısakürek, Bediüzzaman, Prof. Fuat Sezgn, Thomas Edison, Bill Gates, Larry Page, Sergey Brin, Bethoven, Itrî, Dede Efendi, Pablo Picasso, Hatta Hamit, Hazerfen Ahmet Çelebi…
Herkes aynı büyüklükte bir beyne sahip. Herkesin yola çıkarken sahip olduğu donanım aynı. Bütün mesele bu donanımı verimli ve başarıyla kullanabilmek.
İnsan ne yapacağını bilmeli. İşine odaklan- malı.
İşini en iyi yapmalı.
Başarının sırrı bu.
En iyisi olmak.
“İşini en iyi yap, bütün dünya sana kapılarını açar.”diyor İntel firmasının şefi Andrew.
Duygularınızı iyi yönlendirmeli ve akıllıca yönetmelisiniz.
Duygularınızın yanı sıra kalp ve ruhunuzu ihmal etmemelisiniz.
Başarı insanı mutlu etmez. Kalp insanı mutluluğa götürür.
Başarı ve mutluluk, aynı şeyler değildir.
Prof. Olcay Tiryaki'nin kızı Başak Aydıntuğ, annesini boğazını keserek öldürdü.
Konya'da 33 yaşındaki Benal Sönmez de benzer bir cinayete imza attı. 58 yaşındaki annesi Sebahat Gülbeyaz'ı başını keserek öldürdü. (24.03.08, Zaman)
Gazeteler ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, kumar oynarken yakalandığını yazıyor. Mutlu olsa kumar oynamaya gitmez.
Birçok ünlünün manevi değerler yokluğun- dan kokain, esrar partilerine katıldıkları sıkça gazetelere yansır.
İmamların kumar oynadığı, kokain partileri düzenlediği haberine rastlanmaz. Çünkü kalple- rinde huzur var. Böyle partilere ihtiyaç duymaz- lar. Temel değerler, insanı mutluğa ve huzura götürür.
Bir araştırma, Bengaldeşlilerin İsviçrelilerden daha fazla hayatlarından memnun olduklarını ortaya koymuş.
Halbuki Bengaldeş, dünyanın en fakir ülkelerinden biri.
Yazlık, araba, apartman insanı mutlu etmez.
Peki, ne insanı mutluğa götürür?
Şöyle sıralayabiliriz:
1. Tefekkür, ibadet ve dua ile kalp huzurunu sağlamak.
2.Allah'a iyi bir kul olmak ve onun rızasını kazanacak ameller yapmak.

3. İyilik yaparak dostlarını çoğaltmak…

4. Hedefine ulaşmak ve başarıya ulaşmak…
Başka sebeplerde bulabilirsiniz. Kısaca ruhsal, duygusal, zihinsel ve bedensel zekânızı geliştirerek mutluluğa ulaşabilirsiniz.
İnsanın mutluluğa erişmesi için maneviyat ve inanç eğitimini güçlendirmek şart. Midenin doyurulması kalp açlığını gideremez. İnsan bedeni ruh ve cesetten meydana geliyor. Hem ruhumuzun hem de bedenimizin beslenmesi gerekir.
Gelişmiş ülkelerde intihar oranlarının yüksekliği, İslam ülkelerinden intihar vakalarının azlığı, İslam inancının insan ruhunu daha çok beslediğini ve insanın mutluluğuna çok iyi bir zemin hazırladığını gösterir.
“Aklın nuru medeniyetin fenleridir. Kalbin ışığı, manevî ilimlerdir. İkisinin birleşmesiyle hakikat ortaya çıkar.
O iki kanat ile talebenin gayreti kanatlanır. Ayrıldıkları vakit; birincisinde taassup, ikinci- sinde hile, şüphe doğar.”
İnsan yetenekli olarak yaratılmıştır. Yeter ki çalışarak ve doğru metotlar kullanarak bu yetenekleri ilim suyu ile sulayıp ortaya çıkara- bilsin.
Mutluluğumuz; yeteneklerimizi ortaya çıkar- maya, bunları kullanmaya ve kalbimizi besleme- mize bağlı.


Bu Yazı 4095 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar