Zamanlara sığmayan Öğretmen
..        
Öğretmenlik mesleği insanlık kadar eskilere dayanır. İnsanlığın var olmasıyla paraleldir. Her çağa uygun ve münasip eğitim öğretim mevcuttur. Her asrın kendine has eğitim-öğretim imkanları kendi çapında moderndir. Hz. Adem'in zamanındaki eğitim öğretim o günün ihtiyaçlarına cevap verdiği için moderndir.Her şeyden önce insanın kıyamete kadar ortaya çıkacak modernliğin bütün gereklerini icat edecek, öğrenecek ve kullanacak yetenek ve kabiliyet sahibi olarak yaratılmış olması başlı başına bir modernliktir; yani hiç kimse Hz. Adem modern değildir diyemez.
Kur'an'daki gerçeklerden yola çıkarak Hz. Ademin sahip olduğu her ilme ait terimleri bilme güç ve kapasitesine hiçbir bilim adamının ulaşmasının mümkün olmadığını söyleyebiliriz Kur'an da “Allah Adem'e bütün isimleri öğretti” buyurulmaktadır.
Ayetin ifade ettiği isimlerden maksat eşyanın isimleridir. Bunun yanı sıra ileride her asrın ihtiyacına göre ortaya çıkacak bütün ilimlerin, o ilmin anlaşılmasını sağlayan terimleri de Hz. Ademi öğretmiştir. Aksi halde hiçbir şeyin kalıtım olarak Adem'den nesline geçmesi mümkün olmazdı.
Bugün insanın ortaya koyduğu her şey ana hatlarıyla ve terim olarak Hz. Adem'de mevcuttu, dolayısıyla hiçbir asrı gericilikle suçlamak ve itham etmek doğru olmaz. İhtiyaçlar cevaplandığı sürece her asır kendine göre moderndir.
Eğitim öğretimde öğretmen-öğrenci unsurunun yanında birde araç gereç gerçeğini göz ardı edemeyiz. Bu iş tamamsa eğitim öğretimde araçsal modernlik var demektir. Fakat her asrı araç gereç mükemmelliği itibarı ile tasnif etmek ve eğitimdeki modernliği buna bağlayarak karar vermek yanılıştır. Çünkü hangi asırda olursa olsun büyük beyinlerin eğitim öğretim ile ilgili söyledikleri sözleri asırlara ışık tutacak niteliktedir. İşte bu büyük beyinler zamanlara sığmadığı için modernlikleri zaman ve araçlarla bağlantılı değildir ve olması da beklenemez.
Örnek olması bakımından bu büyük beyinlerin hikmetli sözlerinden birkaçını aşağıya alıyoruz
“Öğrenmek pahalıdır ama cehalet çok daha pahalıdır”. (H. Clausen)
“ İnsan eğitimden sonra gerçek insan olur” (Eflatun)
“ Eğitim İyi bir örnek olmak ve sevgiden başka bir şey değildir.” (Fröbel)
“Bilim ve erdemin en iyi öğreticisi sevgidir.” ( Euripides)
“Kendi çocukluğunu hatırlamayan bir eğitimci kötü bir eğitimcidir. (Ebner Eschenbach)
“Eğitim gerekli olanla gereksiz olanı bilmek ve gerekli olanı da öğrenmektir.” (Lagarde)
“Öğretmek iki kere öğrenmek demektir.” (Joubert)
“Çocuklar donmamış beton gibidirler, üzerlerine ne düşerse iz yapar.” (Haim Jinott)
“Eğitimin kökleri acı ama meyveleri tatlıdır.” (Aristo)
“Okulları olan bir ulusun geleceği emindir.” ( Bismark)
“Eğitim, insan ve dehayı geliştiren ilahi sanatın adıdır. (R. Şemsettin SİRER)
“Adem çün terbiyeyle, tahsille insan olur,
Say'ü istidadına kemale imkan bulur. (Sabri)
Bu güzel sözleri çoğaltmak mümkündür. Görüldüğü gibi sözler hiç yaşlanmadan günümüze gelmiş ve söylendiği asırdaki tazeliği ile erdemini muhafaza etmekte ve bizleri etkilemektedir.
Hz. Muhammed (sav), bu yüksek beyinlerden biri ve en birincisidir. Her konuda gerekli değişimi, ilahi vahyi de arkasına almak suretiyle gerçekleştirmiştir.
Peygamberliği süresince kucağında hazır bulduğu bir talan toplumunu eğitmiş, onlara diğergamlığı öğretmiş, birbirini öldüren toplumlardan birbiri uğruna ölebilecek ve adına “Ashabı Güzin” denilen emsalsiz bir toplum meydana getirmiştir. Dilleri ayrı, dinleri ayrı, adet ve örfleri ayrı, anlayışları ayrı, bütün bu ayrılıklarda sınırsız bir gayriliğe düşmüş, birbirini yok etmeye çalışan hemcinsinin varlığından rahatsız olan bir toplumu bir tek vücut, bir tek kalp ve bir tek anlayış haline getirmiş, onları anlatılması kabil olmayan İslam kardeşliği ile kardeş etmiştir. Onlara sevmeyi, hoşgörüyü, affetmeyi, paylaşmayı öğretmiştir. Kul olmanın en yüksek bir makam olduğuna işaret etmiştir. Yok olan insanlık onurunu, payimal olmuş kadınlık haysiyet ve şerefini kurtarmış ve sahiplerine iade etmiştir. Batı anlayışında olduğu gibi ebeveynin, birer şehvet makinesi değil, bilhassa evlatlarının sebeb-i vucudu olduklarını, hürmet ve ihtirama layık bulunduklarının altını ısrarla çizmiştir. Annenin hukukunun hukukullahdan sonra ikinci derecede bir hak olduğunu Kur'an'ın diliyle de kendi hadisleriyle de beyan etmiştir.
Alınabilen, satılabilen ve gerektiğinde sokağa atılabilen, çocuklarıyla aynı sofrada yemek yiyemeyen kadının makamını göstermiş, annenin, dilleri, örf ve adetleri yegane öğreten bir baş öğretmen konumunda olduğunu milyarlara benimsetmiştir.
Adaleti, kadirşinaslığı ve insanlık adına albenisi bulunan ve ruhların saadetle kabul ettiği her şeyi insanlığın önüne koymuş ve yüce yaratıcıyı bize tanıtmıştır.
Hz. Muhammed Allah'ı beşere tarif eden ve tanıtan en akıllı, en şuurlu, en doğru sözlü ve en yüksek derecede olan muaarrif bir üstaddır; benzerini beşerin görmediği ve göremeyeceği bir öğretmendir.
Hz. Muhammed (sav) kendisini öğretmen olarak tanıtıyor. Bu ifadeleriyle öğretmenlik mesleğinin, eğitim-öğretimin bireyler ve toplumlar açısından ne kadar önemli ve birinci derece önceliği olan bir gerçek olduğunu çeşitli hadislerinde ifade etmiştir.
Abdullah b. Amr'dan şöyle rivayet etmiştir: ”Resulullah (sav) bir gün hücre-i saadetlerinden çıkıp mescide girdi. Camide iki grup gördü. Birisi Allah'ın yüce kitabını okuyor ve dua ediyor, öbürü yüce Kur'an-ı öğreniyor ve öğretiyordu. Peygamber (sav) bu gruplardan her birisi hayır üzeredir, şu grup Kur'an okuyor ve dua ediyor; Allah dilerse bunlara sevap verir veya vermez. Fakat şu öbür grup ise Kur'an öğreniyor ve öğretiyorlar ben ise muallim olarak gönderildim ve bu grup kesin sevapdardır. diyerek eğitim öğretim yapanların arasına oturmuştur. Böylece eğitim öğretime verdiği önemi belirtmiş ve öğretmenlik mesleğinin kutsiyetine işaret etmiştir.
Yeni nesillerin bilgili olmalarının yanı sıra ahlaklı yetişmeleri İslam'ın en yüksek hedefidir. Kur'an'da “seni yaratan rabbinin adıyla oku!” ayeti İslam'ın ilk vahiy emri olması nedeniyle bu hedefi teyit ve teşvik etmektedir. Hz. Muhammed Mustafa (sav)nin de hedefi ahlaklı bir toplum yetiştirmektir. Çünkü ahlaklı olmayan bireylerden sağlıklı bir toplum hedeflenemeyeceği yine Resulullah (sav)tarafından bizzat ifade edilmiştir. ”Utanmadığın zaman git dilediğini yap! hadisi bunu ifade etmektedir. Görüldüğü gibi utanmak tamamen ahlakın sonucu ortaya çıkmaktadır. Ahlak varsa her şey var demektir.
Ahlakla ilgili en yaygın hadis ise şudur;
“Ancak ben güzel Ahlakı tamamlamak için gönderildim” bu hadis aynı zamanda bütün peygamberlerin ortak noktasıdır. Çünkü risaletin esas hedefi kamil insan yetiştirmektir. Bu ise Kur'an ahlakı ile mümkündür.
Peygamber (sav), vahşi, kaba, bedevi, birbirini öldüren, cahiliyetin bütün özelliklerini taşıyan, bütün davranışları hata, kız çocuklarına hayat hakkı tanımayan, faize bulaşmış, zengin-fakir uçurumunun en açık görüldüğü bir talan toplumunu medeni ümmet haline getirmiştir. Böyle bir değişimi insanlık tarihi yazmamış, yazması da imkansızdır. Her ilim erbabından, filozof psikolog ve sosyologlardan müteşekkil bir grubu o güne göndersek, onun yaptığını yapmaları ne kadar mümkün olurdu acaba?
Bugün 21.yy da insanlık , inansın -inanmasın her zamankinden daha çok Hz. Muhammed (sav) in evrensel öğretilerine muhtaçtır. Beşeriyet bir gün bu rahmet güneşini fark edecek ve yardımını alacak ve onun açtığı yüksek himmet şemsiyesinin altına başını sokup kurtulacaktır. Sanıyorum Hıristiyanlık dünyasının ruhani lideri, Vatikanın öksüz çocuğu Papa, Hz. Muhammed'e sataşmakla bunun sancısını çekmekte ve kendisini ve Hıristiyanlık alemini İslamiyet'i kabule hazırlamaktadır.
Benim, Amerika'da, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde ve gezdiğim Macaristan gibi komünizmden yeni kurtulmuş bazı eski demirperde ülkelerinde gördüğüm İslamiyet'e şuurlu ve hızlı bir giriş var. İşte bu hareketin sebebi insanlığın aldığı dinsizlik yaralarının merhemi, kapitalist ruhun ab-ı hayatı, dünyanın en önde gelen öğretmeni Hz. Muhammed (sav)' in evrensel reçete ve öğretileri içinde saklıdır.
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz; İnsanlık bu öğretmenin sınıfına kayıt yaptırmaya hazırlanmakta olan bir namzettir. Bu kaydı mutlaka yaptıracak ve bu öğretmenin verdiği ruhla yeniden dirilecektir.n

Bu Yazı 2633 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar