İÇERİYİ DOLDURAN
..        
Dürüst ve yardımsever genç, mahallede küçük bir bakkal dükkanı açtı. Güler yüzlü ve alçak gönüllüydü. Müşterileri kendini seviyordu. Yıllar sonra olgun bir işadamı olmuş, bir marketler zinciri kurmuştu, Derken bu iyi insan, bir gün aniden rahatsızlandı ve hastaneye yatırıldı. Doktorlar çok yaşamayacağı kanaatindeydiler. O da hastalığının kendisini çok geçmeden ahirete yolcu edeceğini düşünüyordu.
Bir sabah üç yetişkin oğlunu hastahane odasına çağırdı. Onları karşısına alarak şöyle dedi: “Birinizi şirketimin başına geçirmek istiyorum, bunun için karar vermem gerekiyor. Düşündüm ve sizi denemek istedim. Şimdi size beşer lira vereceğim. Akşam sekizde burada olun. Sizden istediğim şu: “Öyle bir şey satın almalısınız ki, aldığınız şey odamı baştan başa doldursun.”
Sonra her birine beşer bin lira verdi.
Akşam sekizde üç oğlu da hastahane odasındaydılar. Baba büyük oğluna sordu:
“ Parayla ne aldın?”
Oğlu: “Saman” diye cevap verdi. Ardından; “bir dakika müsaade edin” deyip dışarı çıktı. Saman torbasını içeri getirdi. Sonra torbadan avuçladığı samanları havaya saçmaya başladı. Her yer toz ve saman parçacıklarıyla dolmuştu. Ama az sonra parçacıklar yere düştü ve oda eski halini aldı.
Yatağında doğrulan baba ortanca oğluna döndü:
“Sen ne yaptın?”
Oğlu babasının gözlerinin içine bakarak: “bir yastık aldım” dedi. Hemen kapı önüne bıraktığı yastığı içeri getirdi. Bir köşesini yırtıp pamukları içeri saçmaya başladı. Babası: “Dur dur, yeter.” dedi ve küçük oğluna döndü:
“Parayla sen neler yaptın?”
Küçük oğlu anlatmaya başladı:
“İki bin lirasını muhtaçlara yardım eden bir kuruluşa verdim. Bin lirasıyla çocukları sevindirdim. Geriye iki bin liram kaldı. Bin lirasıyla bir kibrit ve mum aldım. Bin lirası da cebimde.”
Sonra küçük el çantasından mumu ve kibriti çıkardı, elektriği söndürdü. Ardından mumu yakınca her yer ışıkla dolmuştu.
Baba ve kardeşler hayranlıkla birbirlerine baktılar. Sınavı küçük kardeş kazanmıştı. Baba takdir duygularıyla oğluna gülümsedi ve şöyle dedi:
“Sen sevgi ve aklın ışığı ile içleri doldurmayı biliyorsun, Yardımla ve Çocukları sevindirmekle içlere sevgi ışığı doldurdun. İnce düşünce ve aklınla da odayı ışığa boğdun. Böyle devam edersen başarılı olursun. İşin başına sen geçmelisin.”
Hikaye neler söyler?
İnsanları sevin ve yardımsever olun.
Her işte olduğu gibi, ticarette de güler yüz ve dürüstlük önemlidir. Hatta Hz. Peygamber tebessümün sadaka (yardım) olduğunu belirtmiştir. Tebessüm, öncelikle gülümseyene yardım eder.
Başarı için sevgi ışığı önemli olduğu gibi, akıl ışığı da önemlidir. İşlerimizi ve davranışlarımızı akıl ışığı ile parlatmalı, akılsızca davranışlardan uzak durmalıdır.
İşi ehline, hak edene vermelidir. Bir baba bile böyle davranmalıdır. Herkes yönetici olamaz.
Hayat bir yardımlaşmadır. Güneş, mevsimler, hava, yiyecekler, aile, toplum, eğitim kurumları vb. bunlar hep bize yardım ederler. Kazandıklarımızla biz de toplum yararına olan şeyler işler, muhtaçlara yardım edersek; bu bize daha büyük yardım ve destek olarak geri döner. “Bir kul Allah'ın kullarına yardımını sürdürdüğü müddetçe Allah da ona yardımını sürdürür.” Zekatla yapılan yardımlar da, görünürde malı azaltmakla birlikte aslında bir meyve ağacını budamak gibidir. Ağacı daha verimli kılar.

Bu Yazı 2597 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar