İHTİYARLARA SAYGI GENÇLERİN GÖREVİDİR
..        
İnsan varlık aleminin en farklı yaratılmışıdır..Kendisi dışında yaratılmış diğer bütün varlıkların kendisine Hizmet için yaratılması karşılığında yalnız yaratanı tanımakla ve ona ibadetle sorumlu tutulan İnsan yaşadığı hayata alıştıkça daha bir sıkı tutunmaktadır.Yaşı ilerledikçe kazanımları arttıkça ,mal- mülk sahibi oldukça farkına varmadan bir gün ansızın ihtiyarlıkla karşılaşmakta ve hatta istemeyerekte olsa ihtiyarlık elbisesini giymektedir.
Zaafları sonsuz, ihtiyaçları sınırsız ,arzu ve heveslerine nihayet olmayan ama aynı zamanda güçsüz kuvvetsiz ve her an yaratıcıya muhtaç olan insan işte bu esnada yakınlarının yardım ve desteğini beklemekle çevresindeki insanların sevgisine ilgisine şefkatine merhametine ve hürmetine şiddetle ihtiyaç duymaktadır.
Daha dün genç sağlıklı gücü kuvveti yerinde dinamik her ihtiyacının üstesinden gelebilecek, belki çok güç engelleri bile aşabilecek kuvvete sahipken bugün bu niteliklerini koruyamamış güçsüzleşmiş ve zayıflamış ihtiyar insanlar şüphe yok ki toplum içinde hürmet görmeli ve her zaman saygı ile karşılanmalıdır.Çünkü toplumdaki her fert birbirlerini kendi bulundukları konuma oturtarak değerlendirmeli ve kendini ötekinin konumunda görmelidir.
Bu gün genç olanların bir gün kendilerinin de yaşlanacakların göz önüne alarak gençliğinde büyüklere ve yaşlılara saygı duymayanların yaşlandıklarında da küçüklerinden saygı beklemelerinin anlamsız olacağı gerçeğini hiçbir zaman unutmamaları gerekir. Bu sebepledir ki yaşlılara hürmet ve saygı göstererek onların gönüllerini hoşnut edip dualarını almak, onlara güzel söz söyleyerek kendilerine karşı mütevazı olmak insani vazifelerimizden olduğu gibi aynı zamanda dinimizin gerekliliklerindendir. Yüce kitabımız Kuranı Kerimin bu konuya bakışını gösteren ayetlerden birisi şöyledir. : “Rabbin sadece kendisine ibadet etmenizi ana babaya iyi davranmanızı kesin olarak emreder.Eğer onlardan biri yada her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa sakın onlara öf bile deme.Onları azarlama.Onlara tatlı ve güzel söz söyle.Onlara merhamet ederek üzerlerine kanat ger ve deki ; Ey ! Yüce Rabbim! küçükken onlar beni nasıl koruyup yetiştirdilerse sende onları esirge “. (İsra 23-24)
Her konuda bize rehber olan ve Kuran-ı Kerim'in de bizim için üsve-i hasene ( en güzel örnek) olarak gösterdiği sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed (SAV) bir gün ashabıyla otururken ; “ Burnu sürtülsün, burnu sürtülsün, burnu sürtülsün” dedi. “ Kimin burnu sürtülsün ey Allah'ın Resulü?” diye sorulunca” Anne babasından her ikisinin veya sadece birinin yaşlılığına ulaştığı halde cennete giremeyenin”(Müslim:Birr 9/45) buyurarak anne babaya hizmet fırsatı buldukça onları en güzel şekilde davranıp dualarını almayı tavsiye etmektedir.
Dünün gençlerinin bugünün ihtiyarları olduğunun, bugünün gençlerinin de yarının ihtiyarları olacağının en güzel işaretini yine Kuranı Kerimden alabiliriz. “ Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir.” (Rum,54) ayetiyle yüce rabbimiz insan gücünün yaşadığı hayat süreci içerisinde inişli çıkışlı olduğunu açıkça göstermektedir.
Özet olarak diyebiliriz ki bugün bizimle birlikte yaşayan ihtiyarlara karşı son derece şefkatli, saygılı, mütevazı olmak bizim için insani bir görev olduğu kadar manevi bir sorumluluktur. Konuyu Peygamber efendimizin veciz bir hadisi şerifiyle bağlamak istiyorum. “Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.” (Tirmizi,Birr,15/25).
(*İl Müftü Yardımcısı / AKSARAY

Bu Yazı 1791 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar