İçsel Keşif Macerası
..        
Hayatımızın anlamlı hale gel mesi, amacımızın ne olduğu ile doğrudan ilişkilidir. Hayattaki amacımızın belirlenmesi ise öncelikle “içsel keşif macerası” ile mümkün olabilmektedir. İçsel keşif macerası, insanın soyut dün yasında; yani manevi hayatında, ulaşmak istediği nihai vizyon; yani amaç tespitleri yapmak ve ona göre de hedefler oluşturma ile mümkün olabilmektedir.
Burada önemli bir sınır tes- piti yapmak gerekir. O da insan önce kendisine bir “amaç” tespit edecek; bilahare bu amaca ulaş- mak için hedefler tespit edecek- tir. Amaç, makrodur; hedef mik- rodur. Yani insanın amacı birdir; o amaca ulaşmak için tespit ettiği hedefler muhteliftir. Örneğin inançlı bir insan dese ki, “benim amacım Allah'ın rızasını kazan- maktır”, Bu onun nihai bir amacı olur. Bu amaca ulaşmak için bir takım mikro analizler yapar; yani çeşitli şubelere göre hedefler belirler. Bu hedefler genel anlam- da, zihinsel, ruhsal, fiziksel, aile- vi, ekonomik, sosyal vs hedef- lerdir. Bu insan, belirlediği bu he- deflerde hep uç nokta olan “Allah'ın rızası”nı amaç edinir. Bu hedefler yolunda ilerlerken, Allah'ın hoşuna gitmeyecek şeylerden içtinap eder ve asla sırf dünyevi bir menfaat veya kariyer için dinini dünyaya satmaz.
İçsel keşif macerasında önce- likle “hayal âlemi” gezilmelidir. Hayal âlemi, başlangıç için çok önemli bir basamaktır. Birçok başarılı insan, varmak istediği uç noktayı önce hayal etmiş, sonra o hayal ettiği uç noktaya ulaşmak için var gücüyle çalışmış, bilaha- re oraya ulaşmıştır. Bediüz- zaman Said Nursi, “gaye-i hayal olmasa ezhan enelere döner ve etrafında gezerler” der. Yani hayalin bir gayesi olacaktır. O da insanın ulaşmak istediği nihai uç noktadır. İşte insan iç dünyasın da, bilhassa hayal âleminde, amacını belirlemelidir.
İç dünyamızdaki seyahatte amaç belirlemesi yaparken iki faktör karşımıza çıkar:
·Kişisel arzu ve isteklerin tatminini sağlayan mikro amaç,
·Ve bütün insanlığı kapsa- yan, onlara faydalı olmak için çaba sarf etmeyi düşünen makro amaç.
Yine Bediüzzaman “Kimin himmeti milleti ise, o kişi tek başına bir millet gibidir” diyerek nihai amacın “makro” düzeyde olması gerektiğine işaret eder. Yine Kâinatın Efendisi “İnsan- ların en hayırlısı, insanlara fayda lı olandır” buyurarak bu makro amacı apaçık gösterir. O halde kendi iç dünyamızda amaç ve hedeflerimizi bu iki faktör doğ- rultusunda belirlemeliyiz.
Eğer amacımız makro ise; yani büyük bir amaca sahipsek, hedeflerde sapmalar, değişimler olabilir. Buna metot değişimi diyebiliriz. Örneğin önceden İla- yı Kelimetullah kılıç ile yapılıyor du; şimdi ise kalem ile yapılıyor. Bu bağlamda Allah'ın adını duyurmak için internetten fayda lanabiliriz. Bugün internet bu görevi fazlasıyla görebilmek- tedir. Bir web sitesi kurarsın ki, çok sayıda bulunmaktadır, oradan bütün dünyaya İslâm'ın güzelliklerini ve hak din olduğu- nu yayarsın. Eğer amacımız mak ro ise, engeller küçülür ve aşmak için her türlü çabayı sarf edersin. Ancak hedef mikro ise; yani kişisel istek ve arzuların tatmini ile ilgili ise, o zaman en ufak engeller dahi aşılamaz hale gelir.
Evet dostlar, kendimizle barışık olmanın yolu da içsel keşif macerasında makro amaç- lar belirlemekten geçer; mikro amacı olanların tüm hedefleri “ene”yi tatmin etmek olduğun- dan, en ufak bir menfaati için herkesle çatışma içine girerler ve asla mutluluğu yakalayamazlar.

Bu Yazı 2616 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar