II. Abdülhamit’in Petrol Öngörüsü 2023 Yılında Gerçek mi Oluyor?
..        
20. Yüzyıla damgasını vuran bir numaralı enerji kaynağı olan petrol hala önemini korumaya devam ediyor. Ulusların refahı önemli ölçüde petrolün ve diğer enerji kaynaklarının ucuza mal edilmesinde ve üretilmesinde yatıyor. Kandaki şeker misali enerji fiyatlarının yükselmesi bütün ekonomik faaliyetleri etkiliyor. Kuşkusuz pahalı enerji kullanımı gerek enflasyon artışının gerekse ülkenin rekabet gücünü azaltan en önemli nedenlerden bir tanesidir. Bireylere yansıyan boyutu ise hayat pahalılığı olarak kendini gösteriyor. Dolayısıyla ucuz enerji kaynağı bir ülke için olmazsa olmazlardandır.
Öte yandan ülkelerin enerji kaynaklarına eşimi, güvenliği ve nakli gibi unsurlar uluslararası politikaların belirleyici yapı taşlarından birini oluşturuyor. Bunun önemini bir asır evvel gören Abdulhamit Han Hazine-i Hassa'dan yani kendi servetiyle yerli ve yabancı mühendislere Musul, Bağdat, Dicle ile Fırat nehirleri havzasında petrol taraması yaptırıyor. Petrol Arama Heyeti Başkanı Paul Groskoph, petrol noktalarını tek tek tespit ederek, Siirt tarafında ve Dicle Nehri kıyısında zengin petrol rezervleri bulunduğunu vurguluyor. Yeni gün yüzüne çıkan bu harita, sadece Güneydoğu'nun bilinen noktalarında değil, Hakkari ve Bitlis gibi illerde de petrol bulunabileceğini gösteriyor. Haritayı hazırlayan heyet, Bitlis Suyu denilen çayın kıyısı boyunca, önemli petrol rezervleri saptıyor. Güneydoğu Anadolu'nun neredeyse tamamı ve Doğu Anadolu'nun bir bölümünü kapsayan petrol haritası, Diyarbakır, Mardin, Bismil, Hazro Çayı çevresi, Sinan, Batman Çayı çevresi, Dicle Bölgesi, Midyat, Bedran, Tulan, Siirt, Botan Çayı çevresi, Habur, Fındık, Cizre, Bitlis Çayı kıyısı ve Hakkari'de (Çölemerik) çok önemli petrol yatakları bulunduğunu kaydediyor.
Araştırmalar neticesinde petrol haritası yaptıran Abdulhamit Han bölgedeki petrol madenlerinin imtiyazını Hazine-i Hassa'ya veriyor. Batılı devletlerin iştahını kabartan bölgeyi korumak için Abdulhamit Han özel mülkü haline getiriyor. 1880 yılından başlayarak, tüm petrol yataklarını kişisel mülküne katan padişah, ancak 1908'de İkinci Meşrutiyet'in ilanı ile birlikte bunları Hazine'ye devrediyor.
Son zamanlarda ülkemizde petrol ve doğalgaz aramacılığında önemli mesafeler alındığını her geçen gün açılan kuyu haberleri ortaya koyuyor. Son günlerde ortaya çıkan bulgular Abdulhamit Han'ın araştırmalarını da doğrular nitelikte. TPAO tarafından yapılan açıklamalara göre Ege, Trakya ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin yeni petrol sahalarında olumlu keşif sonuçlarının gelmeye başladığı belirtiliyor. TPAO Türkiye'nin en büyük petrol rezervini geçtiğimiz günlerde 41.9 gravite kalitesinde 16 milyon varille Diyarbakır'da bulduğunu açıkladı. Öte yandan Batman ve Adıyaman'daki aramalarda önemli sonuçlar alınmaya başlandığı belirtiliyor.
Batı Karadeniz Bölgesi'nde 40 yıllık petrol ihtiyacımızı karşılayacak 10 milyar varillik rezerv bulunduğu resmen açıklandı. Sözkonusu açıklamalara göre gaz rezervlerinin de 1.5 trilyon metreküp olduğu belirtiliyor. 2009 yılında Cudi dağının da aralarında bulunduğu 16 noktada sondaj çalışmalarının yapılarak petrol ve doğalgaz aramalarına hız verileceği ifade ediliyor. Cumhuriyet döneminden günümüze kadar yaklaşık 3000 kuyu delinmişken, salt Amerika'da bir yılda onbinlerce petrol kuyusu delinmesi, petrol aramaları noktasında daha çok işimizin olduğunu gösteriyor. Sultan Abdulhamit Han tarafından hazırlatılan petrol haritasında belirtilen yerlerin özellikle araştırılması gerekmektedir.
Karadeniz, Ege, Akdeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yürütülen arama çalışmalarda olumlu sonuçlar alınmasıyla açılacak kuyuların üretime sokulması ve TPAO'nun İran, Türkmenistan, Kazakistan gibi ülkelerde yapacağı üretimle 2023 yılına kadar ülkemizin petrol ve doğal gaz ihtiyacı tamamen karşılanmış olacaktır.
Öte Irak'ta istikrarın sağlanarak enerji alanında işbirliği imkanlarının geliştirilmesi ve Nabucco Projesinin de hayata geçirilmesiyle Türkiye, üretici ve tüketici ülkeler arasında enerji koridoru haline gelecektir.
Önümüzdeki 10-15 yıllık süreç Türkiye'yi, enerjide kendi kendine yetebilen ve enerji bağımsızlığını sağlamış bir ülke haline getirecektir.
Bu Yazı 3460 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar