Kapak
Putin Sana Lazım Rasputin

PUTİN SANA LAZIM RASPUTİN

 

 

Gürhan GÜRSES

 

 

           

Putin, işlerin hep rutin.

Ve çok çetin...

Hem isminde bir rahmet yok "Put'in" hem de sende meymenet yok. Sen komple Allah'a emanetsin.

Seni haklı bulup ülkemi haksız bulana gülüyorum. Kendisi bahçesinde dal olamayanlar gelip benim bahçemde ağaçlık taslıyor. Özdemir Asaf'tan uyarlama bir şiirle sana kapak yaptım, güle güle kullan.

Ey bize düşman, düşmana dost olan, sana bu vatan haram...

Var mı bundan daha ağır bir kelam.

Putin sana da aleykümselam, uçağın vuruldu.

Nur topu gibi bir Suriye'n oldu.

Ne uçak dayanır buna, ne helikopter!

Ne subay kalır, ne de er...

Rusya bataklığa saplandı.

Varsa bir yara işte Suriye!

Dayan da dayan, kaşağının dişlerini kır istersen, çivilerle kanat etini, kır kemiğini sopalarla... Hangi akla hizmettir düşen bir iktidarın tarafını tutmak ve ondan medet umarak yüz binlerce insanı vurmak yurdundan etmek...

"Ne kendi eyledi rahat, ne halka verdi huzur,
Yıkıldı gitti cihandan, dayansın ehl-i kubur."
 Bu deyim aslında şair ve devlet adamı olan Halet Efendi öldüğü zaman Arif Paşa tarafından söylenmiştir.  Halet Efendi, Sultan 2. Mahmut devrinin kurnaz, zalim ve hırslı devlet adamlarındandı. Sultan'ın iktidarı devrinde sadrazamlardan daha çok rol oynamış, pek çok devlet adamının azline, katline ve sürülmesine sebep olmuştur. Gençliğinden itibaren devlet katında sürekli yükselerek önemli görevlerde bulunmuştur. Padişahin gözüne rahatlıkla girmiştir. Dış politikada iyi sonuçlar vermeyen bazı yaptırmaları ve padişahtan gizli işler çevirince sürgüne gönderilmiştir.

Ehli kubur bunu duy da kudur!

İşte dayılandığın ülke budur.

Karizma nasıl da derin çizildi, kaporta darbe aldı.

Böcek olursanız ezilirsiniz, tavsiyem böcekleşmeden işinize bakmanız olacaktır.

Hesabın tamtakır tabağın kuru bakır. Suriye semalarında iyi kırıtıyorsun, kıvır babam kıvır.

Uçağın düşürüldü mü de asıp kesiyorsun, yakıp yıkıyorsun. Hiç aklına gelmez  İslam semalarında ne uçuyorsun? Kimse sormaz hangi akla hizmet ediyorsun?

Kuşlar da uçuyor uçaklar da...

Biri şakıyor biri bomba atıyor.

Hak kuluna verir güzelliği

Sen halkına verirsin rezilliği...

Şimşek olacaksan çak!

Konuşma!

Takmışsın koluna Esad'ı hesabını bilmezsin.

Ölüyü diriltmek namümkün, diriyi öldürmek akla küskün...

Ah Putin, potine geleceksin, hem de Recep İvedik'in pis burun potinine!

Pisi pisine gideceksin, yavaş!

Dağdan gelip bağdakini kovuyorsun.

Yok yok sen bu işleri elini kolunu sallayarak halledeceğini düşünüyorsun.

Aldanıyorsun.

            Topun tüfeğin varsa karşındakilerin de toplu atan sinesi var!

            Yapma!

            Kurşun işlemez cana, hakkı görene, hakkı bilene...

            Suriye bir masum halk...

            Üşenmiş başına onlarca leş...

            Kimi Rus, kimi Orus...

             Kimi Acem, kimi mihrace...

            Kimi Esad, kimi hased... Bizim buralarda da taşları bağlamışlar köpekleri salmışlar. Önüne gelen Suriye'ye girip çıkıyor. İsteyen bombalayıp çıkıyor.  Çalan çalıyor, alan alıyor ve nez yazık ki ölen de ölüyor. Bu ölenlerin ahı öldürenleri elbet bulacaktır. Uykularını kaçıracaktır. Sinirlerini bozacaktır. Vicdanlarını kanatacaktır ve bir heyula gibi saracaktır bu korku katillerin ruhunu. Macbeth uykuyu öldürdü ve Suriye'deki vahşette bunu yapanların uykusunu öldürecektir. Siz bütün ehli İslam'ı gaflet ve dalalette mi sanırdınız?

            Siz çürük olursanız en ufak esintide dahi savrulup gideceksiniz.

            Sararan yaprak yahut kurtlanan meyve gibi düşeceksiniz.

            Siz sağlam olursanız, ayaklarınız yere sağlam basarsa, değerlerinizle bir olursanız, inancınızı yitirmezseniz kıyamet kopsa ne olur ki?

            Put'in, işlerin hep rutin.

            Sana lazım yeni bir Rasputin!